1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
34
Okunma
şehrimin üstünde gri bulutlar,
“yağmur yağacak” diyorlar;
herkes yine acılarını dökmüş orta yere
gecenin bir vaktinde.
seller alıp götürsün ister kimi,
kimi suskunluğunu saklar iç cebinde.
evlerin lambalarında ışıklar,
odaları aydınlatırken
kimi komşusuyla sohbette,
kimi yalnızlığıyla dertleşmekte,
kimi de dört duvara hayallerini asmakta
çiviler pas tutmuş umutlarından.
sokaklarında yatan soğuk,
ısınmayı bekleyen bir yetimi kaybetmiş;
zifiri karanlık çökmüş kaldırımlara,
geçip gidenler kör kesilmiş birbirine.
cinayet işlenmiş gönüllerde,
faili meçhul, zanlı çok
herkes biraz suçlu, herkes biraz yaralı.
şehrimin bin yıllık yorgunluğunu soran yok,
içinde ne savaşlar gizli,
ne aşklar yaşanmış, ne vedalar birikmiş;
her köşe başında bir hatıra kanar sessizce.
Ben bu şehrin ortasında,
adımı bilmeyen kalabalıkların içinde,
bir pencere aralığından göğe bakarım:
yağmur başlar nihayet,
sokaklar konuşur benim yerime.
belki temizler içimizi biraz,
belki unutturmaz ama hafifletir;
bazı şehirler
ancak yağmurla ağlar
bazı insanlar
ancak geceyle susar.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.