0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
49
Okunma

Sorma! dedi...
İçim titredi parmağı dudaklarıma değerken...
Vakit daha çok erken... Hadi üşüyelim biraz...
Hakkını verelim şu ayazın...
Sorma! dedi...
Gözleri doldu başı omzuma düşerken...
Veda etme giderken... Sadece bir şiir yaz...
Hazzını yaşa bu itirazın...
Sorsam...
Yüzü düşerdi çocukların...
Rüzgarın keyfi kaçardı...
Sorsam...
Eli ayağı tutuşurdu saçakların
Deniz sırtını döner sahile
Kuşların aklı karışırdı...
Sorsam...
Canı sıkılırdı şehrin
Efkarı artar şiirin
Elimde şarap, votkayla yarışırdı...
Sarhoş ölürdüm....
Çorak bir geceye ağladık
Acının hamurundan düşler yoğurdu hislerimiz...
Denizin kıyısında volta attık
Martı çığlıklarında bağdaş kurdu sessizliğimiz...
Kırmak istedim dudaklarında mührü
Talan etmek yurdundaki her şehri, her köyü...
Ve ateşe vermek saçlarındaki masumiyeti
Henüz yok etmeden önce beni bu büyü...
Uyu! dedim riyakarca...
Onca masalın imbiğinden süzülen hatıralar...
Serseri yalnızlıklar fısıldadım kulağına....
Sonra...
Sen uyurken
Sırtıma yüklenmiş bir yanılgının
Hesabını yaparken Tanrı!!!
Sürgün isyanlarımın akıbeti
Mıh gibi çakıyordu genzimi kokuna...
Sen uyurken
Aşkın militan
O eylemci bakışı
Anarşist bir dokunuş gibi
Yuvarlanıp durdu kirpiklerinden
Kasıklarına....
Sen uyurken
Nefret ettim kendimden!!
Yasa dışı sorgulardan
Kan revan çıktı cevaplarım...
İndirimsiz, iyi halsiz bir mahkumiyet
Ömür boyu aldım...
Bakışlarına...
Sorma! dedi...
Gözleri doldu başı omzuma düşerken...
Veda etme giderken... Sadece bir şiir yaz...
Hazzını yaşa bu itirazın...
Tanrı’ya mektuplar yazan
Parmaklarımda saklı bir niyazın
Ertelenmiş düşüydün...
Hiç veda etmedim sana...
Her yokluğun ayazında
Seninle üşüdüm....
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.