27
Yorum
51
Beğeni
5,0
Puan
296
Okunma

Lotus, suyun içinden tertemiz yükselmesiyle insanın iç dünyasında derin bir karşılık bulur. Bataklığın ortasında açan bu zarif çiçek, hayatın her aşamasında yenilene bileceğimizi hatırlatan sessiz bir öğretmen gibidir. Pek çok kültürde arınmayı, ferahlığı ve kendi merkezini bulmayı temsil eder. Ona bakan kişi ister istemez biraz durur, biraz düşünür ve kendi içinde bir şeyin sakinleştiğini hisseder.
Lotusun bakım süreci de anlamı kadar özel bir deneyimdir. Toprağı, suyu ve güneşi doğru noktada buluşturduğunuzda kendi döngüsünü kendisi kurar. Göl ya da geniş bir su kabı gibi sakin bir ortam sağladığınızda kökleri suya yayılır, yaprakları yüzeye doğru ilerler ve zamanla o çok bilinen dingin görüntü ortaya çıkar. Yetiştirme yolculuğu biraz sabır ister ama karşılığında zihni dinlendiren bir güzellik sunar.
RENK VE ANLAMLARI
Lotus çiçeği farklı renkleriyle ayrı ayrı anlamlar taşır. Beyaz lotus arınmayı, pembe lotus bilgelik yolculuğunu, kırmızı lotus derin sevgiyi, mavi lotus zihinsel farkındalığı, mor lotus ise ruhsal yükselişi simgeler. Bu renklerin her biri, lotusun suyun içinden tertemiz yükselişine eşlik eden eski öğretilerden gelir ve çiçeğin asırlardır neden kutsal kabul edildiğini açıkça gösterir.
Renklerin taşıdığı bu sembolik dil zamanla farklı kültürlerin ortak hafızasında birleşmiştir. Lotus, bir yandan insanın içsel gücünü hatırlatırken bir yandan da yaşamın her aşamasında yeniden doğma ihtimalinin var olduğunu fısıldar. Suda açan bu sessiz çiçek, dünyanın neresinde görülürse görülsün Lotus çiçeği eski kültürlerde yeniden doğuşun ve ilahi düzenin sembolü olarak kabul edilmiştir. Antik Mısır’da güneşin her sabah yeniden doğuşu lotusla ilişkilendirilmiş ve Ra’nın bu çiçekten yükseldiğine inanılmıştır. Bu yüzden lotus, ölümden sonraki yaşamın kapısını temsil eden en önemli sembollerden biri haline gelmiştir.
Zaman içinde bu anlam yeni coğrafyalara taşınmış, özellikle Çin geleneklerinde bambaşka bir derinlik kazanmıştır. Çin’de lotusun hem dünyada hem de cennette açtığına dair inanç, çiçeğe hem dünyevi hem ruhani bir değer yükler. Bataklık suyundan çıkıp tertemiz açması, her kültürde insanın kendi içindeki karanlıktan sıyrılıp berraklığa ulaşmasını anlatan sessiz bir hikaye olarak görülür. Bu yüzden lotus, binlerce yıldır farklı toplumların içsel yolculuklarında ortak bir sembol olmayı sürdürür.
aynı dingin çağrışımları bırakır.
NİLÜFER ÇİÇEĞİ
Bu nasıl bir güzellik, seyrine doyulmuyor
Su üstünde bir kuğu, nilüfer çiçekleri
Çünkü bu su çiçeği, toprağa yayılmıyor
Sevmez bahçeyi, bağı, nilüfer çiçekleri
Her zaman şarkı olur, tatlı, şad-ı dillerde
Buket olup dolaşmaz, vazolarda ellerde
Çok nazik ve nadirdir, göletlerde, göllerde
Karşıdan sever dağı, nilüfer çiçekleri
Su üstünde çiçekler, lotustan var mı başka
Duruşu, asaleti, hazır her zaman aşka
Yakışmaz mı zerafet, şöyle sıröa bir köşke
Nasıl sever her çağı, nilüfer çiçekleri
Cemrelerin ardından, nevm bahar elbet gelen
Gövel, yeşilbaş ördek, onun kıymetin bilen
Sunduğu bu güzellik, sanki sessiz bir şölen
Sevenle kurar bağı, nilüfer çiçekleri
Tereddütsüz sabırla, kabullenilmiş kader
Sen yeniden doğuşsun, bu doğuşa kim ne der
Her çiçek açışında, yaratana şükreder
Seyrederken toprağı, nilüfer çiçekleri
Üfledikçe coşturup, ruhu okşarken neyler
Göletleri, gölleri, nilüfer dolu köyler
Lirin teli inlerken, mutlu şarkılar söyler
Yüzüyorken yaprağı, Nilüfer çiçekleri
Lüzumsuzum bu çiçek, ne söylese haklıdır
Sakinleştirir ruhu, gizem burda saklıdır
Pembe, mavi, nilüfer, kokusuyla farklıdır
Özeldir lotus yağı, nilüfer çiçekleri
Sadık DAĞDEVİREN
Aşık LÜZUMSUZ
5.0
100% (40)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.