3
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
45
Okunma

Varlığını saysam da, kederin yoklarına,
Seni böyle çaresiz, bilmekten utanırım.
Belki elim uzanmaz, ıslak yanaklarına,
Gözlerinden yaşını, silmekten utanırım.
Yürek sesim bu ara, bir şarkıyı besteler,
Gülün yüzü gülmez ki, bülbülse kafesteler,
Bülbülü gül ağlatır, gülleri bedesteler,
Usulca bir kuytuda, solmaktan utanırım.
Uzaklara dalışım, sevmektenmiş meğerse
Tabi ki de ölelim, eğer buna değerse,
Ya yüzün gözlerime, uzun uzun değerse,
Ben senin mahremine, gelmekten utanırım.
Kader bu ya bezen de, denk gelir eş eşine,
Yürü kulum der Allah, mutluluk peş peşine,
Belki bir söz takılır, aklının köşesine,
Derin uykularını, bölmekten utanırım.
Hiç kimseye sırrımı, açık açık demem ben,
Söylenecek söz varsa, ucu açık demem ben,
Ben seni düşünmeden, yemek dahi yemem ben,
Bir dilim portakalı, dilmekten utanırım.
Derin bir iç çekimi, derin bir ah gözlerin,
Karanlığın ardından, gelen eyvah gözlerin,
Gün ışığı süzerken, koyu siyah gözlerin,
Uzun bir düşünceye, dalmaktan utanırım.
Kim bilir, kim anlar, yarasız ağrıları,
Boş yüksek duvarlara, sunarken çağrıları,
Tek hecede topladım, bildiğim doğruları,
Yazdığım bu şiiri, silmekten utanırım.
Her sabah bir sevinçle, uyanıp güneşinle,
Bir çay içimi zaman, avunurdum düşünle,
Hep böyle hayal ettim, yanında kardeşinle,
Gülüşünle baş başa, kalmaktan utanırım.
Kahıroğlan tükendik, Yaban elde, yadlarda,
Alsınlar ölçüsünü, çam ağacı tabutlarda,
İsmim senle anılsın, kısaca zabıtlara,
Yapa yalnız bir başa, ölmekten utanırım.
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.