13
Yorum
26
Beğeni
5,0
Puan
336
Okunma

SÜKÛT-U HÂL
(Sükût-u Lâl şiirime cevaptır)
Miat doldu, devran koştu;
Yıl perişan, oy canım oy!
Taş aşındı, toprak kıştı;
Yol perişan, oy canım oy!
Yüreğimi, gelip söndür
Yönünü hep, bana döndür
Közü de, yaşla dindir;
Kül perişan, oy canım oy!
Saltanatın, hiçe gitti
Tacın tahtın, devri bitti
Hükmün ömrü, telef etti;
Kul perişan, oy canım oy!
Yılkı idim, dağdan estim
Rüzgâr olup, hızı kestim
Mıh vurdukça, yele küstüm;
Nal perişan, oy canım oy!
Gidişatı, hayra yordum
Geleceği, düşle kurdum
Gurbet elden, selam sordum;
İl perişan, oy canım oy!
Garipliği, başa aldım
Kederlere, her gün daldım
Bu ellerde, derdi buldum;
Kal perişan, oy canım oy!
Çileleri, bir bir derdim
Gözyaşımı, yere serdim
Hiç yıkılmaz, bu bent derdim;
Sel perişan, oy canım oy!
Felek büktü, bileğimi
Geri vermez, dileğimi
Parçaladım, yüreğimi;
Hâl perişan, oy canım oy!
Benim derdim, benden çoktur
Bu dünyada, vefa yoktur
En son sözü, diyen Hak’tır;
Dil perişan, oy canım oy!
Güldecan’ım, kahır biçtim
Aşk elinden, zehir içtim
Serden geçtim, candan geçtim;
Gül perişan, oy canım oy!
GÜLCAN ŞAHİN (Güldecan)
5.0
100% (19)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.