4
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
248
Okunma
Cilalı bir boşlukta yürüyor adımlar,
Her çehre, kendine yabancı bir mühürle mühürlü.
Sesler tıkalı, sözcükler plastik birer çiçek;
Kimse koklamıyor artık kalbin o en kuytu bahçesini.
Kuşatılmışız bu porselen sessizlikle,
Herkes bir diğerinin yansımasında kendini kuruyor.
Oysa gerçeğin nabzı,
Dikiş yerlerinden sökülen o eski, yamalı hüzünlerde atıyor.
Ben, tenimin altındaki o kimsesiz adaya çekildim artık,
Vitrin ışıklarının sızamadığı o loş mahzene.
Çünkü biliyorum; asıl konuşma,
Tüm alkışlar dindiğinde, sessizlikle başlar.
Tozunu siliyorum ruhumun, örtüleri kaldırıyorum;
Eritip atıyorum bu kurgulanmış buz dağını.
Bana makyajsız bir keder,
Süslenmemiş bir hakikat gerek.
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.