5
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
163
Okunma
Her bahar geldiğinde bir şeyler olur bana
Tam göğsümün sol tarafında küçük bir tomurcuk kımıldar
Belki bu sefer derim,
Belki bu bahar farklı olur
Ama değil!
Mevsim ne kadar tazelenirse tazelensin,
Yokluğun aynı kalır hep
Tıpkı bir aynanın buğusuna yazdığın isim gibi: bir süre durur, sonra erir, sonra yine yazarsın…
Seni her düşündüğümde, aslında seni düşünmediğimi fark ederim
Düşündüğüm şey, senin yokluğunun içimde bıraktığı o derin, sessiz, hafiften kanayan yeridir aslında
Bahar çiçekleri açtıkça, o yer daha da belirginleşir
Çünkü her çiçek bir umuttur aslında,
Ama her umut da açtığı yerde solmaz mı?
Hasret dediğin,
Bir yolcunun ardından kapanan kapı değil midir?
O kapının kapanmasına rağmen hala eşikte bekleyen ayak izi gibi,
İşte o eşikte bekliyorum ben mevsimlerden beri,
İlkbaharın ılık rüzgarı vurdukça yüzüme “belki bu sefer” diyorum,
Ama kapı açılmıyor bir türlü,
Yoruluyorum,
Öyle böyle değil, insanın kemiklerine işleyen bir yorgunluk bu,
Sanki her bahar, bir önceki baharın kalan enerjisini de alıp götürüyor.
“Seni her gördüğümde” diyorsun ya ey “Erkin Koray”
İşte ben seni görmüyorum, göremiyorum,
Ama görmediğim, göremediğim her an, içimde bir görme hali oluşuyor kendiliğinden,
Gözlerimin önünde bir hayal, bir serap, bir bahar
Yeniden oluşan ve uçuşan bir toz bulutu,
Uzanıyorum,
Tutamıyorum
İşte o an anlıyorum
Yokluk en çok baharda acıtıyor
Çünkü her şey canlanırken senin ölmüşlüğün daha bir keskin geliyor ruhuma…
Yine de bekliyorum işte, yorun, kırık, umutsuz,
Çünkü;
Bahar bana hep “belki” diye fısıldıyor
Ve ben o fısıltıya kandığımı bile bile,
Her sabah aynı pencereye oturup, aynı boşluğa bakıyorum
Belki bu sefer diyorum
Belki bu bahar diyorum
Belki diyorum.
Ve geçiyor bahar yine…
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.