3
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
137
Okunma

Kadim Hafıza
Gök kubbe altında
Bir sarkaç gibi sallanır zaman,
Toprak, sessiz bir tanık;
sinesinde saklar binlerce hazan.
Ne krallar geçti bu yollardan,
ne tozlu hayaller,
Hepsi birer yankı şimdi,
Rüzgarın fısıldadığı diller.
Kökleri derinlerdedir hayatın,
Kayaların kalbinde,
Bir su damlası yolunu bulur,
Sabrın en ince bendinde.
Okyanuslar, dünyanın
Bitmek bilmeyen derin iç çekişi,
Dalgalar vurur kıyıya,
Sanki anlatır giden her işi.
Bir yanda filizlenen bir tohumun
o sessiz çığlığı,
Diğer yanda yaprağını döken
Çınarın vakur yalnızlığı.
Dünya, zıtlıkların dans ettiği
Muazzam bir sahne;
Kimi zaman cennetten bir köşe,
Kimi zaman dar bir hane.
İnsan, bu koca sofrada
Sadece emanet bir misafir,
Adımları bazen hoyrat,
Bazen naif ve mahir.
Oysa taşın dili olsa,
Anlatırdı bize gerçek sabrı,
Güneşin her batışında gizlidir,
Kainatın sönmeyen tavrı.
Irmaklar akar denize,
Kavuşmak sancılı bir vuslat,
Yıldızlar göz kırpar yukarıdan,
der ki:
“Dünya bir sırat.”
Savaşların külü karışır,
Çocukların gülüşüne bir yerlerde,
Hayat, perdeleri kapanmayan
o en büyük perde.
Dönüyor dünya,
hiç yorulmadan kendi ekseninde,
Binlerce anlam saklı,
Bir karıncanın titrek sesinde.
Derinlik dediğin, toprağın
Altına girmek değil sadece,
Bir ağacın gölgesinde,
Tüm evreni okumaktır hece hece.
Bakışlarını çevir ufka,
Gör o görünmez bağı,
Dünya, her canlının
birbirine ördüğü kader ağı.
Biz gideriz, o kalır; tozumuz
Rüzgara karışır da yine,
Dünya devam eder o eşsiz,
O devasa şiirine.
(Cangülüm) saat. 12:41. Tarih. 01/04/26
Nebahat Kılakay
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.