3
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
55
Okunma
Adını içimde söylerken bile titrer dünya,
sanki kalbim,
Sana dokunmadan da yanmayı öğrenmiş.
Seninle aramda
ne yollar var ne zaman,
bir tek suskunluk uzanıyor boylu boyunca—
ve ben o sessizlikte
en çok seni duyuyorum.
Gözlerin…
bir sığınak gibi değil,
bir savaş gibi
girenin kendinden vazgeçtiği.
Ben çoktan bıraktım kendimi,
senin en derin yerine düşerken.
Can cazım…
sen bana dokunmadın belki,
ama ben sana hep değdim içimden;
bir dua gibi,
bir yara gibi,
kapanmayan ama vazgeçilmeyen.
Eğer bir gün unutursan beni,
bil ki ben
senin hatırlamadığın yerlerde bile
seni sevmeye devam ettim.
Çünkü bazı sevmeler vardır,
adı konmaz…
ama ömrün tamamını kaplar
tıpkı senin
bende olduğun gibi.
Geceyi ikiye böldüm adınla,
yarısı sensin, yarısı yokluğun
hangisi daha ağır,
inan ben de bilmiyorum artık.
Bir rüzgâr geçiyor içimden,
sana benziyor;
dokunmadan dağıtıyor her şeyi,
ama en çok beni yerimden ediyor.
Ben seni sevdim…
öyle herkesin bildiği gibi değil,
biraz susarak,
biraz yanarak,
biraz da kendimden vazgeçerek.
Can cazım…
sen hiç bilmeyeceksin belki,
ben kaç geceyi sana sarılarak uyudum
yalnızlığın en soğuk yerinde.
Ve bir gün…
yollar bizi hiç kesiştirmezse eğer,
ben yine de geçeceğim içinden hayatın—
sana rastlamış gibi.
Çünkü bazı aşklar vardır,
kavuşmak için değil,
insanı kendine anlatmak için yaşanır…
ve sen,
benim en derin anlatamadığımsın
can cağızım...
Fatih TOPCU
18.03.2026
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.