4
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
54
Okunma
sen şimdi o yolu tek başına lacivert çizgiler olmadan da geçersin
hiçbir mevsimde
turuncu yağmur olmadığı gibi
benim de mavi rüzgarlarım
yok bu şehirde
bazen, beyaz sakallarını su’da ıslattığını
ve kalbinin hiçbir işe yaramadığını düşünüyorum
hep geç kalır gibi yapıyorsun
ve telefonda çok
konuşuyorsun mesela
kitabı yarıda bırakıp, orgazm sesleri çıkartıyorsun
su dökesim geliyor, ahizeye /
inanmak istemediğin şeyler olabilir
aklın, iki dudağının arasında
mekik dokuyorsa
acilen kalbinin yerini değiştir
belki siyah bir delik açılır göğe
bir yağmur başlar
o an esmer bir kelimeyi hızla sokuyorum
içlik cebime
sen burda, "bekle!"
belki yarına yeni bahaneler bulursun
belki öğrenirsin o ilk çizgi
yerleştiğinde yüzüne
ve küçük nehirlerin
büyük denizlerden tek farkı var denk düşmek
iki çiçeğe
benim omurgam karnımdan büyük
güvercinim
kanat takıp baykuş olmak istiyorum
bu yüzden
ve hala konuşurken
üstünde koşamadığım bir çocukluğum var
böyle yürüyünce sızlıyor
arada bir de olsa okşa istiyorum
onu ve karnımı
ne de olsa beni kalın dudaklı bir bahar akşamı doğurmuş annem
böyle
bağıra, bağıra
o yüzden şeker portakalına benzetirler beni çoğu zaman
şimdi içimin içine yazdığı bu şiir
kaç zarftan çıkar sana
ufalanmış olarak bilemem
bilmek de istemem
neticede serçe parmağımla bir kuşun resmini çekebilseydim
sürekli bir şeyin üstünü karalamaktan
vaz geçerdim
ve soğuk bir mermer taşında
tek ayak beklemezdim kimseyi
sen hiç fesleğenleri ağlarken gördün mü
yalan olmasın
ben görmedim..
Fruze Özge
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.