0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
25
Okunma
Sen bana ruhum ıssız kuyulardayken geldin,
Kapını öyle bir açtın ki,
hiç kapanmayacak sandım.
Zaman geçtikçe,
yüzler belirdi,
taşlar döküldü eteklerden.
Kapılar tek tek vuruldu yüzüme.
Ne istedin benim saf, temiz hislerimden?
Masumca severken seni,
incitmezken…
Es din gürledin,
Sol yanımı, paramparça ettin.
İçimde besleyip büyüttüğüm ne varsa
O fırtınada dağılıp gitti.
Tüm umutlarıma açtığım gönül kapısına,
Bir sürme çektim.
Gözlerim görmez oldu, aklım firar etti.
Sessizlikle imtihan oldum. Geçen zamanda
Kendime olan değeri de aldın benden.
İnancım kalmadı ne sana, ne başkasına.
Gururumu çiğnedin, yıktın içimdeki evini. Çevirdin viraneye.
Bir gelip bin kayboldun, sonra sır oldun.
Kurduğum gönül tahtını, gözyaşlarımla devirdim.
Kirlettiğin sevgimi topladım,
ruhumda bıraktığın enkazı
tek tek tamir ettim.
İzlerin silinmesini zamana bıraktım.
Senden kalan ne varsa.
Beynimin karanlık odasına koydum.
Üzerine sürme çektim,
gözüme çektiğin sürme gibi
Ve bil ki,
benden gidişin değil
kalışın yıktı beni.
Artık adını anmam,
duamdan sildim seni.
Ne ahım var peşinde
ne bedduam.
Sana açılan Kapıyı kapattım.
Anahtarı içimde kırdım.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.