3
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
68
Okunma
İstanbul
Ey şehri İstanbul, hayallerin şehri…
Her semtin ayrı güzel endamlı.
Eminönü’nde köprüde balık tutar hayallerim,
oltanın ucunda sallanır hayallerim.
Karaköy’den Boğaz’a süzülür gemiler,
Dolmabahçe’de buluşur aşıklar.
Beşiktaş’ta ıhlamur kokusu sarar etrafı.
Ortaköy’de denize karşı yenir kumpir,
dalgalar eşlik eder içime.
Emirgan’da lale zamanı—
binbir renk lale süsler Emirgan’ı.
Aşiyan’dan izlerim Boğaz’ın eşsiz manzarasını.
Rumeli Hisarı, Anadolu Hisarı’na sevdalı;
kavuşamayan iki aşık gibi durgun…
Göksu deresinde yüzer çocukluğum,
Boğaz’ın dalgası savurur beni kıyıya.
Kuzguncuk’ta çınar altında veririm mola,
iki çay söylerim Kız Kulesi’ne karşı.
Seyre dalarım Topkapı Sarayı’nı,
Boğaz’dan yunuslar geçer endamlı.
Eminönü her zamanki gibi kalabalık…
Süleymaniye’de yeni kuru fasulye,
Vefa’dan geçerken bir hatıra takılır içime.
Eyüp Sultan’da veririm mola,
Pierre Loti’de Haliç’i seyre dalarım.
Sarayburnu’ndan Gülhane’ye varırım,
Kumkapı’da balığın lezzetine sıkılır limon.
Ve anlarım—
İstanbul…
sadece bir şehir değil;
her adımda biraz daha
kendime rastladığım yer.
Yahya Efendi’de, Yuşa Tepesi’nde
dilim duaya durur.
Kadıköy’de Moda’ya doğru
nostaljik bir rüzgâr eser.
Ada vapuruna martılar eşlik eder,
gözleri elimdeki simitte.
Kınalıada, Heybeliada, Büyükada—
inci gibi dizilmiş Marmara’ya.
Sonra hayat durur Büyükada’da…
börtü böcek sesleri karışır merakıma.
Bir fayton geçer,
çınlar çingıraklı sesi zamanın içinden.
Taş Mektep’te veririm mola,
Sirkeci’de selam veririm giden yolcuya.
Beyazıt… Kapalıçarşı… Sahaflar…
zamanın içinden geçen ayak sesleri.
Tut ellerimden,
karışalım kalabalığın içine.
Boğaz’ın serin sularına bakıp
yedi tepede yedi dua ederim.
Uzaklaşan bir vapurun ardından bakarım,
İstiklal’in kalabalığına karışırım.
Tophane’de fokurdayan nargile,
Cihangir’de ayak üstü içilen iki çay…
Haliç’te yürürüm bir akşamüstü,
ve gün batarken
Galata Kulesi’nden
seni seyre dalarım.
Eyyüp Balta
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.