1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
51
Okunma
Uçurumlar
Uçurumlar yalnızlık kokar, bilemezsin.
Korku, heyecan ve sonsuzluk saklıdır derinlerinde.
O boşluğu bir kez ruhunda duymalısın—
bir daha hiçbir yere sığamazsın.
Ruhun, kayalıklardan süzülen bir kuş gibi iner,
rüzgâra karışır, çam kokusuna takılır.
Bin bir çiçeğin izinde bir arı gibi dolaşır,
uzaklardan gelen ıhlamur seni senden alır.
Gecenin tenhasında yıldızlar kayar üzerinden,
ama o ihtişamı anlatamazsın.
Uludağ’ın zirvesinde anlarsın acizliğini—
insan, en çok yüksekte küçülür.
Bir ben uyanığım gecede,
bir de susmak bilmeyen kampçılar.
Rüzgârın sesi, köpeklerin havlaması,
uzaktan karışan uçak ve silah sesleri…
Ve sen…
Neredesin ey sevgili?
Hangi rüyada kayboldun?
Üşüyor musun gecenin içinde,
yoksa benim gibi uykusuz musun?
Hamakta sallanan ayaklarım,
karanlıkta büyüyen gölgeler…
Her ses biraz daha yalnız kılıyor beni.
Gel…
Tut ellerimden, götür beni uçurumlara.
Çünkü en güzel rüzgârlar orada eser,
en derin yalnızlık orada konuşur.
Uzaklar, uçurumların en güzel manzarasıdır.
Belki sen de bir uçurum kenarındasın şimdi—
ya da denize karşı suskun bir sahilde.
Üşürsem yorgan olur musun bana?
Korkarsam siper olur musun kalbime?
Bak…
Ay yorgun düşüp batıyor,
gece zifiri karanlığa teslim.
Samanyolu sessizce akıyor üzerimizden.
Ve ben anlıyorum—
uçurumlar yalnızlık kokar…
çünkü insan en çok
kendine düşer orada.
Eyyüp Balta
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.