6
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
154
Okunma
Gönül deryasında sular durulmaz,
Hasretin yüküdür, kula sorulmaz.
Aşkın yollarında asla yorulmaz,
Gidenin ardında teller yas tutar.
Gözümün yaşıyla sulandı toprak,
Dalından kopuyor her sarı yaprak.
Vuslatı beklemek sanki bir tuzak,
Açılan goncalar, güller yas tutar.
İhanet girmedi bizim bu aşka,
Lakin bu ayrılık bir haldir başka.
Sitemim kadere, ne gelir aşka?
Lal olur diller de, haller yas tutar.
Geçmiyor saatler, günler amansız,
Gidişin anidir, hem de zamansız.
Kaldım bir başıma, ıssız, yalansız,
Büküldü boyunlar, beller yas tutar.
Yüreğim yanıyor, dumanı tütmez,
Bu derin sancılar bitmekle bitmez.
Kimse bu sevdadan vazgeçip gitmez,
Tutuşur yürekler, küller yas tutar.
Gönül sarayında ışıklar söndü,
Baharlar kapandı, kışlara döndü.
Aşkın ateşiyle bu can öğündü,
Savrulur havada, yeller yas tutar.
Ayrılık rüzgarı vurdu sineme,
Hüzünler eklendi her bir günüme.
Bakmadan gidersen şu göz önüme,
Kuruyan pınarlar, göller yas tutar.
Sevdanın yükünü çektim derinden,
Oynadı bu dünya sanki yerinden.
Haberin gelmedi sevda serinden,
Mektuplar, kalemler, eller yas tutar.
Vefa bekler iken cefa bulmuşum,
Aşkın çöllerinde susuz kalmışım.
Bu rüyadan erkenden uyanmışım,
Uykular haramdır, düşler yas tutar.
Kaderin hükmüne boynumuz kıldan,
Ayırdı bizi bak, en ince daldan.
Geçemem sevdiğim, geçtiğin yoldan,
Toprağa düşenler, taşlar yas tutar.
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.