15
Yorum
34
Beğeni
0,0
Puan
148
Okunma

çözülmeyen hak edişlerimizdir yokluk
terazisi eksik tartımla hayatın
görmüş müyüz Babil’in has bahçesini
çözmüş müyüz annemizden yadigar
kulağımıza küpe hayalleri
kör karanlığız işte
gece vardiyalarında teslimiyet içinde
bütün ruh hallerimiz
ocağı yanık gönül yaramızla halleşiriz
bilinmez uyku dilimlerinde unutulmuşluklar içinde
kısır döngü içinde
durmadan başa saran rüyalarımızla
saltanat sözü yok
aşk köşküne yakıştırılan
kerpiç duvarlar üzerine bıraktığımız
onca yemin üstüne
özgürlüğümüzü ayak ucunda bıraktığımız
sevdiklerimizdi ümit bağladığımız
esir tutkularımız
ağır yenilgilerimle fal tuttuk
köşe başlarında boynu bükük bıraktığımız sevinçlerimizi
sızımızı güldürdük istemeyerek
gülüşlerimizi öldürdük…