0
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
113
Okunma
Benim inancımın içinde
gizli duran birkaç gök tanrı vardır.
Onlara soruyorum bazen:
Kül adamlardan bir insan yaparken
ateşin inceldiği o kırılgan yerde
kopan dumanları
niçin avuçlarınıza aldınız?
Bir yere koymak için miydi?
Yoksa
benim gibi
yeri ve yatağı olmayanların
alnına sürmek için mi?
İnsanlık dediğiniz şey
paslı bir bıçağın sabrıdır biraz.
Yavaş yavaş iner içime
her darbe
bir kelimenin kemiğine kadar.
Bilmem
hak etmediğim bir sevgi
kaç bucak eder dünyada.
Ama bilirim
çürüme dediğiniz şey
bazen kalbin içinde
küçük bir güneş gibi yanar.
Ben çıplağım.
Bu ayıp kadınlığımı
hangi rüzgâra bıraksam
hangi kapıya assam
bilmiyorum.
Oysa doğrunun doğrulduğu yerde
güneş
bir ihtiyar gibi kalkar yerinden
ve yine usulca batar.
Ben onu severken
sanki Tanrı’nın unutulmuş bir emrini
yeniden hatırlatırım dünyaya.
Tek bir cümleyle.
Yetmiş yılın en sonuna
takılan bir cümle:
Seviyorum.
Yeşil gözlerinde
hürmetle eğilmek isterim biraz.
Zamanın alnından öpmek gibi.
Ötesi bayramdır.
Berisi de bana bayram.
Arasında kalan şey
benim kalbimin eski bir bayramlaşmasıdır...
13-03-2026
ist
zaralıcan
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.