1
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
112
Okunma
Bilmem
düş müydü
yoksa düşten arta kalan bir kıyı mı.
Beni cesaretlendiren o adam
sanki bir ikna cümlesinin içinde yürüyordu.
Ben de ardından
kendi hayatıma, arzularıma, geçmişimin
hafif küflenmiş raflarına doğru.
Duvarları pembe boyalı bir evdi o.
Ama pembe dediğim
biraz akşam,
biraz utanmış bir çocuk yüzü.
An
henüz buz parçalarına bölünmeden önce
onu küçük öpüşlerle ısıttım.
Ensesinden dudaklarına giden yol
ince bir ateş hattıydı.
Ve tam orada
aklımın erdiği yerde
bir yanardağ patladı.
Sonra
her yer aşk.
Her yer
iki tenin susması.
Bir mutfak ışığı kaldı geriye.
Mercimek kokusu,
fırına sürülen hamurun sabrı.
Galiba çok cesurum, diye geçirdim içimden.
Kadınlığın kendi hizmetine eğilişi
eski bir aynada çoğalan bir yüz gibi.
Ve o adam
bir cümlenin sonunda duran
yumuşak bir noktaydı.
14--03-2026
ist
zaralıcan
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.