21
Yorum
49
Beğeni
5,0
Puan
336
Okunma

Gönül sandığını açtım da biraz,
Gözlerim eski bir ize takıldı.
Üzerinde örtü gibi bembeyaz,
Üstünü kaplamış toza takıldı.
Hafifçe üfledim, gördüm yüzünü,
Gözümün içine dikti gözünü.
Bir şey diyecekti, çekti sözünü,
Kalbim o sitemli naza takıldı.
Dedim, nedir derdin, neden bu elem?
Almadı selamı, etmedi kelam,
Dedi bekle biraz, kendime gelem,
Aklım sesindeki tize takıldı.
Sitemkâr bir sesle açtı ağzını.
Dedi, yeter çektim senin nazını,
Zaman dindirmişti biraz sızımı
Geldin sadrındaki köze takıldı.
Beni her görüşte yandın ağladın,
Geçer umuduyla yakıp dağladın.
Tuz döktün üstüme, sabır bağladın,
Huzur iki yaşlı göze takıldı.
Bırak artık dedi, dosyayı kapat,
Aramızda olan bağları kopart.
Bir bak şu sandığa, hüzünler kat kat,
Bak ömür zamansız hıza takıldı.
Haklısın diyerek ayağa kalktım,
Çözdüm zincirini, serbest bıraktım.
Aralık kapıdan dışarı çıktım,
Ruhum dışardaki yaza takıldı.
Nuriye Akyol
11/3/2026
Çok teşekkür ediyorum dost Kalemlere:
Geriye bakmadım, kilit vurdum da,
Hayali bıraktım gurbet yurdunda.
Yorgun anıların soğuk ardında,
Adım, söylenmemiş söze takıldı.….
------Güneşin Kızı Zehra.
Geriye bakmadım, kilit vururken,
Zamanın içinde öyle dururken,
Gönül yorgun düşüp menzil ararken,
Adımım meçhul bir ize takıldı.…..
----------Ebuzer Özkan
Tozunu silkerken dertli mısranın,
Sesi yankılandı her bir hüsranın.
Dili çözülünce küskün o anın,
İçim bir ateşten öze takıldı. .
----------Mesut Tütüncüler
5.0
100% (29)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.