2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
147
Okunma
Uzayan gecenin karanlık saatlerinde yazıyorum bunu.
Satırları yazarken aklımı kaybetmedim henüz,
ama kendimde de değilim aslında.
İtirafı aşka müebbet şiirler yazıyorum gönlümde.
Kelimeler suskunluğumun içinden kırılıp dökülüyor aslında,
her harf biraz daha eksiltiyor beni.
Kaç kelimenin daha katili olurum bilmiyorum.
Duygularım yüreğimde psikolojik sarsıntılar geçiriyor,
her düşünce içimde büyüyen bir deprem gibi.
Kâğıda döksem hayallerimi
Edirne’den Kars’a uzanan bir yol olur. Gökyüzüne anlatsam içimden geçenleri
bulutlar kendini unutur,
yağmurlar ise kelimelerimin yükünü taşıyamazdı.
Belki damla damla inerdi semalardan,
belki de bir sel gibi akardı kalbimin içinden.
Ve ben yine gecenin ortasında
aşka verilmiş bir müebbetin
şiirini yazıyor olurdum.
Şimdi gözlerim asılıyor bir şafak vakti.
Aşka güzel baktığım için
ardımda bıraktığım her yazı
şairlerin dilinde hayat bulacak.
Benim içimde ölen her şiir
onlarla yeniden yeşerip,
sevdalı yüreklere merhem olacak.
Cümleler yandıkça küller bulut misali kararacak
sevda mevsiminde serpilecek gökyüzünden.
Gönüllerin karlı dağlarına düşecek o yağmur,
ve eriyecek buzullar…
İşte o gün, aşk fani dünyadan berzah alemine taşınmış; en güzel ve en masum duygu olarak perçinlenecek, sevdası büyük yüreklerde...
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.