Alıcılar almaz, vericiler alır. eugene benge
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN

Yitik Menzil

Yorum

Yitik Menzil

( 17 kişi )

15

Yorum

28

Beğeni

5,0

Puan

328

Okunma

Yitik  Menzil

Yitik Menzil


Eski bir pencerenin pervazında birikti gölgeler,
Zamanın nabzı yavaşladı, durdu sanki damarlarda.
Bir vapur sesi yankılanıyor uzaklardan, çok uzaklardan,
Hiçbir yere gitmeyen o yolcuların yorgun nefesi gibi.
---
Gökyüzü bugün gri bir palto gibi omuzlarımda,
Düğmeleri kopuk, ceplerinde birikmiş dünün külleri.
Rüzgarın parmakları saçlarımda değil, zihnimde geziniyor,
Unutulmuş bir şarkının nakaratını fısıldıyor usulca.
---
Kırık bir saatin kadranında takılı kaldı akrep,
Yelkovan ise firari, meçhul bir boşluğa doğru.
Kimse sormuyor artık bu sessizliğin bedelini,
Sessizlik, en ağır yüküymüş meğer yaralı ruhların.
---
Masanın üzerinde duran soğumuş bir fincan kahve,
İçilmemiş hayallerin telvesiyle dolup taşmış.
Dumanı tütmüyor artık hiçbir tesellinin,
Odalar dolusu yalnızlık, duvarlara sinmiş rutubet gibi.
---
Sokak lambaları birer birer sönüyor caddelerde,
Karanlık, en dürüst aynasıdır insanın kendisiyle.
Yüzümdeki çizgilerde saklı kalmış eski bir keder,
Okunmayı bekleyen ama asla açılmayacak bir mektup.
---
Hatıralar, tozlu raflarda unutulmuş eski kitaplar,
Her sayfasında bir hıçkırık, her harfinde bir veda.
Okudukça ağırlaşıyor göğüs kafesindeki o kuş,
Kanatları prangalı, gökyüzüne küsmüş bir ömür.
---
Yağmur başlıyor şimdi, camlarda hüzünlü izler bırakarak,
Toprağın kokusu değil, ayrılığın kokusu bu gelen.
Sırılsıklam bir yalnızlık yürüyor kaldırımlarda,
Ayak izleri bile siliniyor, kimsesizliğin içinde.
---
Bir sonbahar yaprağı gibi düştüm kendi içime,
Savrulurken anladım, köklerim çoktan kurumuş.
Hangi rüzgar beni kurtarır bu derin uçurumdan?
Hangi el tutar, düştüğüm bu sessiz boşluktan?
---
Aynadaki yabancı bana tanıdık bir sızıyla bakıyor,
Gözlerindeki o sönük fer, kaç baharın enkazı?
Anlatamıyor dilim, kelimeler boğazımda düğüm düğüm,
Konuşsam fırtına kopacak, sussam kıyamet.
---
Denizlerin tuzu bile dindiremiyor bu yangını,
Kıyılarıma vuran her dalga, biraz daha eksiltiyor beni.
Kumdan kalelerim vardı bir zamanlar, umuttan örülü,
Şimdi ise sadece ıslak ve soğuk bir enkaz yığını.
---
Belki de melankoli, en sadık dostudur kalbin,
Hiç terk etmez, hep orada, göğsün sol tarafında.
Bir gölge gibi takip eder her adımını insanın,
Güneş doğsa da gitmez, gece çökse de bitmez.
---
Kır kalemini artık, her harfi bir cam kırığı gibi batan bu kağıdı yırt,
Kendi ellerimle diktiğim o kefenin son dikişindeyim şimdi.
Alışmak değil bu; her gün aynı bıçakla aynı yerden deşilmek,
Sustur içini, bu dilsiz uçurumun dibinde sadece kemik sesleri kalsın...

Cemre yaman

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (17)

5.0

100% (17)

Yitik menzil Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Yitik menzil şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Yitik Menzil şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
1.3.2026 22:16:09
5 puan verdi
“Yitik Menzil” şiiriniz, melankoliyi ve içsel yalnızlığı çok güçlü imgelerle dile getiriyor. Özellikle “Bir sonbahar yaprağı gibi düştüm kendi içime” dizesi, hem ruhsal çöküşü hem de içsel savrulmayı çarpıcı bir metaforla yansıtıyor.

Şiir, zamanın duruşunu, sessizliğin ağırlığını ve hatıraların yükünü derin bir lirizmle aktarırken okuyucuda hem hüzün hem de derin bir tefekkür uyandırıyor. Kısacası, duygusal yoğunluğu yüksek, karanlık ama etkileyici bir eser olmuş. Kaleminize sağlık.
Ahmet Coşkun 1
Ahmet Coşkun 1, @ahmetcoskun1
1.3.2026 20:52:39
5 puan verdi
Acı havuzu dolmuş
bedenden taşmış
etkin ve yetkin kalemine sağlık
kutlarım...
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
1.3.2026 20:07:24
5 puan verdi
Cemre hanımın "Yitik Menzil" şiiri, Edebiyat Defteri'nde yeni paylaşılanlardan biri olarak tam bir iç hesaplaşma ve derin melankoli tablosu çiziyor. Her bölüm, yalnızlığın, kaybın ve zamanın ağırlığını farklı bir imgeyle katman katman örüyor; sanki şair kendi ruhunun enkazını tek tek döküyor önümüze.

Baştan sona hakim olan o ağır, boğucu hava eski pencere pervazındaki gölgeler, durmuş zaman, firari yelkovan, soğumuş kahve fincanı, sönen sokak lambaları – hepsi bir araya gelince okuyanı adeta bir sis perdesinin içine çekiyor. Şiir, "unutulmuş şarkı", "tozluk raflardaki kitaplar", "prangalı kanatlı kuş" gibi detaylarla hatıraların nasıl bir yük haline geldiğini, nasıl nefes aldırmadığını çok çarpıcı anlatıyor. Özellikle "Kır kalemini artık, her harfi bir cam kırığı gibi batan bu kağıdı yırt" dizesi, yazmanın bile artık acı veren bir eylem haline geldiğini haykırıyor; son dikişini kendi eliyle diktiği kefen metaforu ise teslimiyetin en keskin ifadesi.

Şiirin gücü, bu kadar yoğun kederi abartısız, abartısız bir dille aktarmasında: Konuşsa fırtına, sussam kıyamet diyor ya, işte tam o ikilemde sıkışmış bir ruhun çaresizliği. Melankoliyi "en sadık dost" olarak tanımlaması da çok vurucu; terk etmeyen, hep orada duran tek varlık oymuş gibi. Yağmurun ayrılık kokusu getirmesi, sonbahar yaprağı gibi içe düşmek, kumdan kalelerin enkazı... Bunlar hepsi, umudun yavaş yavaş eridiği bir sürecin fotoğrafı.

Cemre hanım, bu şiirle sanki "Yitik menzil"e varmış bir yolcunun son durağını anlatıyor: Dönüş yok, kurtuluş yok, sadece o sessiz boşluk ve kemik sesleri. Ama bu karanlıkta bile kelimelerin gücü var; çünkü bu kadar çıplak bir acıyı böylesine ustalıkla dökebilen bir kalem, okuyanı da o acıyla yüzleşmeye zorluyor. İçindeki o dilsiz uçurumun dibinde kalan sesler, belki bir gün birinin kulağına ulaşır ve o zaman şiir amacına erer.

Yüreğin derinliklerinden gelen bu eser için ellerine sağlık Cemre hanım... Kalemin, bu kadar ağır yükleri taşıyabildiği sürece daim olsun. Bu şiir gibi nice içten, sarsıcı dizeler dilerim. 🙏☕✍️
yön
yön, @yon
1.3.2026 15:20:02
5 puan verdi
Acı ve umutsuzluk dolu bir atmosfer yaratmış. Kendi ellerinle diktiğin kefenin son dikişinde olmak... Çok zor bir durumdan geçiyorsun gibi hissediyorum. İçindeki bu kadar derin acıyı ifade edebilmek gerçekten güçlü bir şey.
Değerli hocam, harika,
Kaleminize ve duygu yüklü yüreğinize sağlık.
En kalbî selam ve saygılarımla.Esen kalın ṣiirde kalin



alaturka044
alaturka044, @alaturka044
1.3.2026 14:48:46

hayat çocukluk yıllarına sürülmüş yaramazlık
yaşadığımız gençliğimiz yarınlarda ki ihtiyarlık
bu oyunda piyonda aynı kutuya konuyor şahda
ne yaşarsan yaşa kapladığı yer en fazla bir raflık
ben YEP
ben YEP, @benyep
1.3.2026 12:05:16
5 puan verdi
Hesaplaşma ve yoğun bir kırgınlık...
Emeğinize sağlık. Çok güzel bir şiir.
Saygılar..
nejat hoca
nejat hoca, @nejathoca
1.3.2026 12:04:03
5 puan verdi
“Yitik Menzil” şiirinizdeki yoğun melankoli ve derin imgeler ruhuma dokundu. Eski pencere, kırık saat, soğumuş kahve, prangalı kuş… Hepsi birer sahne gibi, içsel bir enkazın panoramasını kurmuş. Özellikle “Konuşsam fırtına kopacak, sussam kıyamet” dizesi, şiirin kalbi gibi atıyor. Bu güçlü atmosferi ve sahici iç döküşü bizlerle paylaştığınız için gönülden teşekkür ederim. Kaleminiz daim, kelimeleriniz diri olsun.
Selam ve saygılarımla.
Güneşin Kızı Zehra
Güneşin Kızı Zehra, @gunesinkizi1
1.3.2026 11:16:41
5 puan verdi
Yoğun bir melankoli ve varoluş sancısı taşıyan, imgeleri güçlü bir şiir. Zaman, sessizlik, yağmur ve enkaz metaforlarıyla içsel çöküş derin ve katmanlı biçimde işlenmiş. Final bölümündeki sert söyleyiş ise şiirin karanlık doruk noktası olmuş.
Yüreğinize sağlık can şairem. Mükemmel bir eser okudum. Tebrik ederim. Selam ve sevgilerimle , esenlikler dilerim.
Etkili Yorum
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
1.3.2026 10:51:14
5 puan verdi
Bu sadece bir duygu değil, yaşanmışlık ve fiziksel bir mekan gibi inşa edildiği çok güçlü bir atmosfere sahip eser..
Kelimelerinizde yalnızlığı o keskin, hüzünlü derinliği hissediliyor."düğmeleri kopuk gri bir palto" veya "içilmemiş hayallerin telvesiyle dolmuş kahve"—okuyucunun zihninde sadece bir görüntü değil, ağır bir his bırakıyor.
Özellikle son dörtlükte veda duygusunun o sert, neredeyse fiziksel bir acıya dönüşen tasviri ("kemik sesleri") sarsıcı bir final olmuş.
Saatin kırık kadranı ve yavaşlayan nabız, karakterin artık "şimdiki zamanda" değil, geçmişin tortusunda yaşadığını çok iyi anlatıyor.
​Rutubet sinmiş duvarlar ve soğumuş kahve, yalnızlığın sadece zihinde değil, yaşanan alanda da somutlaştığını gösteriyor.
​Aynadaki yüzü bir "yabancı" olarak tanımlamanız, yaşanan kederin kişiyi kendi kimliğinden bile uzaklaştırdığının zarif bir ifadesi.
​Sussam kıyamet" ifadesiyle dile getirdiğiniz o içsel baskı, şiirin genelindeki dilsiz uçurum temasını tamamlıyor.
​"Karanlık, en dürüst aynasıdır insanın kendisiyle."
​Bu dizeniz, şiirin kalbi gibi. İnsanın maskelerinden arındığı o en savunmasız ve en gerçek anı çok duru özetlemişsiniz.
​Bu hüzünlü ama bir o kadar estetik yolculuğu bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim. Kaleminizdeki bu yoğunluk, kelimelerle inşa ettiğiniz bu "gri palto" gerçekten etkileyici.
Her zaman savunduğum (Gönül, denizdir; dil ise kıyı...
Denizde ne varsa, kıyıya o vurur.")
Tebrik ederim yüreğinizin kıyıya vuran duygularını
Sevgiler kardeşim

k.doğanay
k.doğanay, @k-doganay
1.3.2026 10:05:50
5 puan verdi
Şiir yazmak bir sanattır.
Bu sanatı en iyi şekilde
icra eden sizleri kutluyorum.
Selam ve sevgilerimle!..
Ferda,ca
Ferda,ca, @ferda-ca
1.3.2026 07:10:51
5 puan verdi
Şiir tam anlamıyla “içsel bir enkaz panoraması.”
Her bölüm ayrı bir sahne ama hepsi aynı gri atmosferde birleşiyor. Vapur, kırık saat, soğumuş kahve, prangalı kuş… Hepsi duraksamış bir hayatın metaforları olmuş. Özellikle “Konuşsam fırtına kopacak, sussam kıyamet” dizesi şiirin kalbi gibi atıyor.
Melankoliyi romantize etmiyorsun; onu bir yük, hatta bir kader gibi gösteriyorsun. Son bölümdeki sertlik ise şiiri daha da derinleştiriyor, artık sadece hüzün değil, tükeniş hissi var.
Uzun ama yorucu değil; atmosferi güçlü, bütünlüklü ve ağır bir sonbahar gibi.

Tebrikler

Sevgiler şairem 🖤🎩🖋️📓

Güzel mavi gözlerin gibi masmavi yaşam diliyorum.
Etkili Yorum
Ünsüz Şair Turaboğlu
Ünsüz Şair Turaboğlu, @yavuzsultanozturk
1.3.2026 05:11:42
5 puan verdi
Uçurumlardan düşer gibi bir ruhun sürüklendiği o içinden çıkılmaz enkazın külleri savrulmuş sanki satırlara
"Kendi ellerimle diktiğim o kefenin son dikişindeyim..
diyerek bir teslimiyetin yüreği nasılda son deme taşıdığı imzasını okuduk
Yüreğinize ağlık Cemre Hocam
Saygı ve selamlarımla
Kyle-
Kyle-, @Kyle-
1.3.2026 03:35:05
5 puan verdi
Şiirin her pasajında ayrı bir hikâye ayrı renkler saklı duruyor. İmgeler ve teşbihler şiirlerinde artarak devam ediyor ve bu gözümden kaçmayan bir detay…


Şiirler hep Cemre
Şair Mehmet Demirdelen
Şair Mehmet Demirdelen, @sair-mehmet-demirdelen
1.3.2026 03:24:39
5 puan verdi
Çok güzel ve
duyguları anlatımınız harika
beğenerek okudum
yüreğinize sağlık.
kaleminiz daim olsun.
Kıymetli Şaire saygılar.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL