Alışkanlıklarınıza dikkat edin değerlerinize dönüşür, değerlerinize dikkat edin karakterinize dönüşür. karakterinize dikkat edin kaderinize dönüşür. mahatma ghandi
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN

Camdaki Buğu

Yorum

Camdaki Buğu

( 13 kişi )

10

Yorum

27

Beğeni

5,0

Puan

237

Okunma

Camdaki Buğu

Camdaki Buğu

Gözlerinle değil, yaralarınla oku beni; o zaman gerçek edebiyatı göreceksin.

Nefesimi camlara emanet ettim, şeffaf bir kefen misali,
Belki senin kokunu taşır, belki ruhunun o solgun gölgesini.
Seni içime çekmekle, senden vazgeçmek arasındaki o derin uçurum,
Parmak ucumda titreyen, buzdan bir sızıdır şimdi.
~~
Zamanın parmak izleri silinmiyor bu puslu yüzeyden,
Sanki her dokunuşumda ruhundan bir parça kalıyor avucumda.
Bir hayaletle konuşmak gibi camdaki buğuyla dertleşmek;
Sen orada değilsin, ama yokluğun her nefesimde bir bıçak kesiği kadar taze.
~~
Seni yazmaya çalıştım nemli yüzeylere, ama harfler büyüdükçe parmaklarım buz kesti.
Çünkü aşk; bir camın arkasından hayatı seyretmek değil.
Aşk; o puslu cama kendi adını değil, senin gidişini bir mühür gibi kazıyacak kadar,
Kendi enkazına basıp ayağa kalkabilme cesareti.
~~
Kelimelerim ıslanıyor, mürekkebim buğulu camın suyuna karışıyor,
Sana söyleyemediğim her söz, şimdi süzülüp yerlere dökülüyor.
Aşk; bir uçurumun kenarında olduğunu bilip de,
Sırf rüzgarın kokunu getirir diye o boşluğa adım atmak.
~~
Şimdi dışarıda sağanak bir yalnızlık var, gökyüzü kendi matemine ağlıyor;
İçeride ise seninle yarım kalmış bir kadının, dilsiz ve sağır sessiz çığlığı...
Sildikçe netleşen dünya değil, sadece benim hayal kırıklıklarımın keskin kenarları.
Buğu dağılıyor, perde aralanıyor; ve ben her sabah, senin olmadığın o manzaraya uyanmanın yorgunuyum.
~~
Perdeyi çeksem dünya kararıyor, açsam yüzün her yerde;
Hangi camın ardına saklansam, senin gölgen düşüyor ruhumdaki o ince kederde.
Bu bir uyanış değil, bu bir kabusun içinde sonsuz bir döngü;
Senin gidişini, benim içimdeki bütün şehirlerin sönmüş ışığını sayıyorum.
~~
Sana susmak; bir kabulleniş değil artık, kendi dilini kökünden söküp,
Senin o dilsiz ve derin sessizliğinin mezarına diri diri gömmek.
Vazgeçmek ise; bir kapıyı vurup gitmek değil, o kapı hiç açılmayacakken,
O hayaletle yaşamaktan, o boşluğu solumaktan usul usul tükenmek.
~~
Kendi içimde bir firariyim artık, senden kaçarken sana çarpıyorum,
Hangi aynaya baksam, gözlerimde senin o veda dolu bakışını buluyorum.
Vazgeçmek; aslında her gece seni yeniden özlemekten yorulup,
Kendi kalbinin atışını susturmaya çalışmak sessizce.
~~
Gözyaşım camdaki buğuyla yarışıyor; hangimiz seni hafızamızdan daha çabuk silecek?
Beklemek; bir mucizeyi davet etmek değil, gelmeyecek olanın bıraktığı o devasa boşluğu,
Kalbinde her gün bir hançer gibi çevirerek, o boşlukla beslenmek.
Ben o karanlıkta senden değil, her gün kendi benliğimden biraz daha eksiliyorum.
~~
Şehrin gürültüsü bile örtemiyor içimdeki bu cam kırığı seslerini,
Herkes bir yerlere yetişiyor, bense senin bıraktığın o bir saniyede çakılı kaldım.
Eksilmek; sadece bir parçanın kopması değil,
Kalan tüm parçalarının da artık bir işe yaramayacağını anlamak.
~~
Parmak uçlarımda kalan o son serinlik, senin kalbinden bana sızan son veda busesi belki de.
Veda etmek; "hoşça kal" demek değil, gideni kalbinde bir türlü öldürüp gömememek.
Ben seni içimde bin kez idam ettim de, bir kez olsun gömecek bir toprak parçası bulamadım.
Sen bende ölmüyorsun, sadece her gün yeni bir dizede yeniden canımı yakıyorsun.
~~
Artık ne camda bir nefes kaldı, ne de bende hayata dair küçücük bir heves.
Seni beklemek; bir umudu yeşertmek değil, kendi cenazende en ön safta durup kendine ağlamak.
Şimdi buğu siliniyor, gerçekler kalıyor;
Ve sen, o gerçeklerin içinde bile artık sadece uzak, çok uzak bir yabancısın.
Cemre Yaman

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (13)

5.0

100% (13)

Camdaki buğu Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Camdaki buğu şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Camdaki Buğu şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
28.2.2026 17:20:02
5 puan verdi
Bu dizeler, bir veda değil, bitmek bilmeyen bir "yasın" anatomisi gibi. Cemre Yaman, kelimeleri adeta birer cam kırığına dönüştürmüş; dokundukça kanatan ama bakmaktan da vazgeçilemeyen bir tablo çizmiş.
​Şiirin ruhuna dair birkaç derin izlenimim:
​Şeffaf Bir Mahkumiyet: Şiir boyunca kullanılan "cam", "buğu" ve "pus" imgeleri, içeride hapsolmuş bir ruhun dış dünyayı sadece izleyebildiğini, ama ona dokunamadığını harika özetliyor. Aşkın bir seyirlik değil, bir "kendi enkazına basıp ayağa kalkma" eylemi olarak tanımlanması ise melankolinin içindeki o gizli gücü gösteriyor.
​Vazgeçmenin Ağırlığı: "Vazgeçmek; bir kapıyı vurup gitmek değil... o kapı hiç açılmayacakken o boşluğu solumak" dizesi, gerçek acının eylemde değil, eylemsizlikte (bekleyişte) olduğunu çok çarpıcı bir şekilde yüzümüze vuruyor.
​"Ben seni içimde bin kez idam ettim de, bir kez olsun gömecek bir toprak parçası bulamadım." İşte burası şiirin zirve noktası. Unutmak, öldürmekten çok daha zor; çünkü insan, öldürdüğü şeyi kalbinde taşımaya devam edebiliyor.
​Şiirdeki "sesin cam kırığına" benzetilmesi ve "kendi cenazesinde en ön safta durmak" betimlemeleri, okuyucunun nefesini kesecek kadar yoğun bir samimiyete sahip. 2026'nın bu puslu akşamında, bu satırlar insanın kendi iç sesine bir yankı gibi geliyor.
Tebrikler şaire bacım güzel eserdi
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
28.2.2026 20:05:47
5 puan verdi
“Camdaki Buğu” şiiriniz, aşkın yoklukla birleşen hüznünü ve içsel kırılganlığı çok derin bir lirizmle aktarıyor.
Özellikle “Aşk; bir uçurumun kenarında olduğunu bilip de, sırf rüzgarın kokunu getirir diye o boşluğa adım atmak” dizesi, sevdanın hem cesaret hem de acı dolu yanını çarpıcı bir şekilde özetliyor.

Şiir, metaforlarla örülü güçlü bir atmosfer kurmuş; buğu, cam ve gölge imgeleriyle ayrılığın soğukluğunu ve özlemin derinliğini okuyucuya hissettiriyor. Kaleminize sağlık, çok etkileyici bir eser.
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy, @gulum-camlisoy
28.2.2026 16:23:52
kalbi güzel kalemi güzel sevgili Cemre Hanım eşsiz bir esinti okudum yine kaleminizden

kutluyorum candan


içten selam sevgilerimle gönül bahçenize
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
28.2.2026 16:17:34
5 puan verdi
"Şiir, yas sürecinin en zor aşaması olan 'kabullenememe' ve 'içselleştirme' arasındaki o sancılı bölgeyi mesken tutmuş. 'Seni içimde bin kez idam ettim de, bir kez olsun gömecek bir toprak parçası bulamadım' dizesi, edebiyat tarihine geçecek kadar güçlü bir metafor. Bir insanı öldürmek kolaydır ama onu ruhun derinliklerine defnetmek, yani ondan gerçekten vazgeçmek, şiirde anlatıldığı gibi 'kendi cenazende en ön safta durmak' kadar ağır bir yüzleşmedir."
Dosteli_
Dosteli_, @dosteli
28.2.2026 10:05:25
5 puan verdi

Artık ne camda bir nefes kaldı, ne de bende hayata dair küçücük bir heves..............
Buğulu camlara yazılanlar ,çizilenler kolayca siliniyor vakti saati gelince. Kocaman bir veda nemli gözlerde yaralı yüreklerde. Bir kopuşun resmini çizmiş şair. Hüzünler uzak olsun yüreklerden
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
28.2.2026 09:13:08
5 puan verdi
Şiir, yoğun bir özlem ve kayıp duygusunu neredeyse dokunulacak kadar canlı bir biçimde aktarıyor. Camdaki buğu, hem hatıraların hem de ulaşılmaz bir aşkın simgesi olarak kullanılmış; her dize bir hüzün melodisi gibi yüreğe işliyor. Okurken hem yalnızlık hem de vazgeçmenin sessiz ağırlığını hissediyorsunuz.

Devam niteliğinde üç cümle ekleyelim:
Her buğu silindiğinde, içimde kalan acı daha da belirginleşiyor.
Sana dair her hatıra, ruhumda bir yankı bırakıyor ve giderek derinleşiyor.
Ama yine de, o boşlukta kendimi toparlamaya, kendi ışığımı aramaya çalışıyorum.

Yüreğinize sağlık, güzel bir eser okudum. Tebrik ederim, nice güzel eserlerde görüşmek dileğiyle. Selam ve saygılarımla.
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
28.2.2026 08:14:37
5 puan verdi
Cemre hanımın "Camdaki Buğu" şiiri, ayrılığın en soğuk, en buğulu halini anlatan modern bir yas ağıtı. Cam metaforu şiirin kalbi: Nefesle oluşan geçici buğu, silindikçe keskinleşen gerçeklik, silinemeyen parmak izleri... Hepsi sevgilinin yokluğunu, silinmeyen acıyı simgeliyor.

Şair, aşkı romantik birleşme değil,
uçurum kenarında adım atmak olarak tanımlıyor bilinçli bir kendini yok ediş. "Seni içime çekmekle senden vazgeçmek arasındaki o derin uçurum" dizesi, tam bu ikilemi yakalıyor.

Katman katman eksilme var:
Kendi benliğinden biraz daha eksilmek
Kalan parçaların işe yaramayacağını anlamak
Sen bende ölmüyorsun, her gün yeni dizede can yakıyorsun

Dil nefes nefese, uzun cümlelerle kısa bıçak kesikleri arasında gidip geliyor – tıpkı buğuyu silmeye çalışırken daha da buğulanmak gibi. Son vuruş: Buğu siliniyor, gerçekler kalıyor; sen artık "uzak, çok uzak bir yabancısın".

Cemre hanım , aşkı, hasreti, terk edilişi en çıplak haliyle yazan bir şair. Bu şiir, onun en güçlülerinden: Puslu camın ardında kalan o yarım kalmış kadının sessiz çığlığı, okuyan herkesi kendi camına yaklaştırıyor. Silmeye çalıştıkça keskinleşen bir acı.

Elinize sağlık Cemre Hanım bu buğu kolay dağılmıyor, dağılmasın da. Okuyanı her sabah o manzaraya uyandırıyor.
🙏❤☕
Nafiz Karak
Nafiz Karak, @nafizkarak
28.2.2026 08:11:08
5 puan verdi
Metnin; cam, buğu ve nefes metaforları üzerinden yokluğu somutlaştıran çok güçlü bir iç monolog. Özellikle “şeffaf kefen”, “buzdan sızı” ve “sildikçe netleşen hayal kırıklıkları” imgeleri hem görsel hem de duygusal olarak etkileyici.

Aşkı romantize etmekten ziyade, onun yıkıcı ve dönüştürücü tarafını cesurca gösteriyorsun. Son bölümdeki “her sabah senin olmadığın manzaraya uyanmak” ifadesi, metnin en vurucu yerlerinden biri.

yoğun, karanlık ama estetik bir yalnızlık anlatısı.
Duygu yükü yüksek ve imgeler yerli yerinde.
Cemre hanım her zaman ki gibi duygu dolu mısralar isyanda.
Her şiir karşılıklı yazılır, ne kadar öfke olsada şiirler susmaz..
Tebrikler
Turgay Kılıç
Turgay Kılıç, @kilic27
28.2.2026 05:46:59
5 puan verdi
Aşk; bir uçurumun kenarında olduğunu bilip de,
Sırf rüzgarın kokunu getirir diye o boşluğa adım atmak... Bu şiir kalbi şeffaf bir cam içinde mahkum ve bu şeffaf lik içinde her hâli gördükçe mahzun bırakan bir hâli anlatıyor ... Yüreğinize sağlık saygı ve Selamlarımla...
Şair Mehmet Demirdelen
Şair Mehmet Demirdelen, @sair-mehmet-demirdelen
28.2.2026 04:10:26
5 puan verdi
Duyguları anlatımınız çok güzel
Ve etkili cümleler kullanarak
Özenle yazılmış harika bir şiir..
Yüreğinize sağlık
Kaleminiz daim olsun.
Beğenerek okudum..
Kıymetli Şaire saygılar 👍🙏
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL