3
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
646
Okunma
Şubat sonu ayaz lütfetti sineme.
Aynaya baktım;
Göbek bağım her zamankinden daha saydamdı.
Kanımı ağzında geveleyen birini gördüm biliyor musun?
Ovamızın yangınını çakan birini...
Boynuma attığı kemeri gevşetip,
Ağır ağır, hafif adımlarla beni terk edecek; zamanla.
Ve evet hiç var olmadım.
Asitli zambaklarında yaldızlar bileniyor penceremden içeri.
Aynaya yeniden baktım;
Sağım tığ, solum oya.
Çocukluk evim.
Köpüklü kahkahalar.
Beliren burun kavisi.
Tuzlu bir yel, sonra süpürdüğüm deniz.
Düğümlerine üflenen, yasak - ayıp - günah üçgenindeki mahzun.
Çığlıkları tiz, asma kanatmış bütün kabuklarını.
Porselen demlikte kekik beklettim gelir diye.
Çocuğum uyandı, karyolasının saçaklarını dün gibi hatırlarım.
Şimdi onu söğütlere götürüyor, ve seni...
Dün gibi görüş alanına giren o iğrenç defteri açmak üzere.
Mevsimler değişti ama üzerimde penye sabahlığım...
Dürülü halinin iyi geldiği günlerimizden daha siyah şimdi üstün.
Çiy mi düşmüş üstümüze?
Sen, bebeğimiz ve söğütler; üzerimize...
Ne var üstünde?
28.02.2026 SELVA AKBABA
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.