7
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
255
Okunma

NE GÜZELDİ ÇOCUKLUĞUMUZUN SAHURLARI....
Sahurları hep sevmişimdir ve hep de seveceğim.
Ta, çocukluktan başlar sahur sevdamız...Anamızın çocuk orucu ( Tekne Orucu) tutturmak için kaldırdığı hasret kokulu o mübarek gecelerden....
Sahura uyanmak hep bir ayrıcalık olmuştur benim için.....Diğer bir çok milletler uyurken milettçe uyanık olmak ne muhteşem bir duygudur.İnanç uğruna uyanmak,ilahi aşk uğruna o çok sevdiğin uykunu bölebilmek nasip oluyorsa sana ne şanslı bir insansın demektir.
Tıpkı atalarımızın dediği gibi ben de ağacın yaşken eğileceğine inanıyorum.Çocuklarınız sahura kalkmak istiyorlarsa bırakın uyansınlar. Çocuk orucu tutmanın keyfini ve ayrıcalığını yaşasınlar.Aslında küçükken çocuk orucuna kalkanlar, ancak farz orucu da tutarlar. Çünkü hayat alışkanlıklardan ibarettir. Küçükken nasıl yaşarsan hayatı öyle tanır; öyle kabul edersin. Şimdi benim çocuklarım da tıpkı benim gibi çok küçük yaşlardan beri sverek tutuyorlar oruçlarını ve ben bir anne olarak onlarla gurur duyuyorum. Belki göremem bilemiyorum ama inanıyorum ki yarın, bir gün torunlarım da çocuk orucu için sahura kalkacaklar. Sorarım size...En bereketli sofralar Ramazan sofraları değil midir...? İftarda misafirimiz yokken bile özene bezene hazırlamaz mıyız iftar sofralarını...? Çünkü en mukaddes misafir olan Rmazanı ağırlarız bir ay boyunca ve sofralarımız bu mübarek misafirin bereketiyle dolar,taşar.Hakkıyla yaşayamasak da dinimizi Ramazanda nefsimizi bağlayınca bile insan kendini Rabbine nasıl da yakın hissediyor değil mi...? Hakkıyla yaşayanlar nasıl bir samimiyet içindedir kim bilir...? Bu huzuru ancak yaşayarak anlayabilir insan. Kendini açlığa mahkum etmek değildir oruç tutmak. Aksine; sahip olduğun ve farkında olmadığın nimetlerin farkına vardırıp lezzetini hissettirmektir aslında.Ve senin sahip olduğun bu güzel nimetlere sahip olamayanları düşünebilmek; bir nebze de olsa kendini onların yerine koyup insani duygularını yoğunlaştırıp; yardım eli uzatmanı sağlamaktır yine. Sağlık problemlerinden dolayı Allah’ın verdiği nimetlrin çoğunu perhizden dolayı yiyemeyen insanları da hatırlayıp sağlığın için şükredebilmektir oruçlu olmanın bir diğer nedeni de....Yani bir ay perhizli yaşamak gibi bir şey....Ve en önemlisi de ilahi sevda deryasına dalıp Rabbimin sevgisine mazhar olmaktır inşallah......Tüm sevgili dostlarıma hayırlı Ramazanlar diliyor; günümüz mübarek; soframız Halil İbrahim bereketiyle donansın inşallah diyorum Sevgiyle kalın.
KOMŞUDA PİŞER
BİZE DE DÜŞERDİ ESKİDEN…..
NERDE ESKİ RAMAZANLAR
Yemekler aşkla pişerdi
Bereket dolup taşardı
Herkes kardeşçe yaşardı
Nerde eski Ramazanlar
Kur’anla başlarken söze
Nur doğardı temiz yüze
Sofra çekilirdi dize
Nerde eski Ramazanlar
Okunurdu her gün cüzler
Oruç tutamayan gizler
Utanırdı mahçup yüzler
Nerde eski Ramazanlar
Bakkallar açık olurdu
Fırından ekmek gelirdi
İnsanlar kıymet bilirdi
Nerde eski Ramazanlar
Et görmezdi guşaneler
Toprak idi taş haneler
Çöpe girmezdi daneler
Nerde eski Ramazanlar
Buzlu sular yapılırdı
Yalnız Hakka tapılırdı
Ekmek nimet öpülürdü
Nerde eski Ramazanlar
Horoz vakitsiz ötmezdi
Orucu uyku tutmazdı
Diller kötü laf etmezdi
Nerde eski Ramazanlar
Basma fistanlar giyerdik
Damlarda kandil sayardık
İftar topunu duyardık
Nerde eski Ramazanlar
Sahurda mahmurdu gözler
Samimi, içtendi sözler
Fitreyle gülerdi yüzler
Nerde eski Ramazanlar
Hoşaf tatlının başıydı
Sütlaç yoksulun düşüydü
Niyet sabrın yoldaşıydı
Nerde eski Ramazanlar
Çocuk orucu tutardık
Aşı yoğurda katardık
Gece damlarda yatardık
Nerde eski Ramazanlar
Gelince Ramazan ayı
Dilden düşürmezdik Hayy’ı
Toplanırdık emmi dayı
Nerde eski Ramazanlar
Yemek gelir tabak tabak
Patlıcan musakka kabak
Nasiplenir kedi köpek
Nerde eski Ramazanlar
Meydana çadır gerilir
Otuz gün iftar verilir
Orta oyunu kurulur
Nerde eski Ramazanlar
Nice maddi zorluk vardı
Geçim vardı dirlik vardı
Nurgül’üm der birlik vardı
Nerde eski Ramazanlar?
Nurgül KAYNAR YÜCE/ K. MARAŞ
T. C. Kül. Bak. Halk Şairi
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.