22
Yorum
40
Beğeni
5,0
Puan
277
Okunma
Öfkeni dizginle.
Bu ay başka bir ay.
Göğün kapıları aralık,
kalbin kapısı kapalı olmasın.
Bir söz,
yalnızca bir söz
bir ömrün alnına düşen çiziktir.
Bir kelime,
bir hançer gibi iner insanın içine.
Çekme…
bırak o çelik
karanlıkta pas tutsun.
Kalsın kınında.
Oruç, aç kalmak değildir sadece;
dilini aç bırakmaktır kötülüğe.
Gözünü kısmaktır harama,
kalbini kısmaktır kine.
Bir yangın yükselir göğsünde —
bilirim —
tam konuşacaksın…
tam savuracaksın kendini.
Dur.
Şeytan bağlı derler bu ay.
Peki ya içindeki o gölge?
Adı nefs.
En sessiz düşman.
En yakınında duran.
En çok seni sana karşı kışkırtan.
Bir anlık öfke,
yılların emeğini yakar.
Bir anlık sabır,
yılların kapısını açar.
Zafer, bağırmak değildir.
Zafer, susarken yanmamaktır.
Zafer, içindeki kılıcı
çekmeden taşıyabilmektir.
Tövbe de.
Sığın.
Secdeye eğil.
Bırak alnın yere değsin de
öfken göğe değmesin.
İnsan-ı kâmil
kılıcı olan değil,
kılıcını çekmeyendir.
Sözü keskin olan değil,
sözünü terbiye edendir.
Bir kıvılcım düştü mü içine,
rüzgâr olma.
Yağmur ol.
Söndür.
Bu ay rahmet ayı.
Bu ay arınma ayı.
Bu ay, kendini yenme ayı.
Ve eğer dilinin ucunda
parlayan bir çelik varsa
geceye fısılda sadece:
“Ey nefs…
bugün değil.”
Çekme.
Savurma.
Yakma.
Bırak öfke
kendi kılıfında sussun.
Kalsın…
kınında.
ALİ RIZA COŞKUN ©
5.0
100% (29)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.