16
Yorum
38
Beğeni
4,8
Puan
464
Okunma


Gece yarısını geçmişti.
Hava, usulca
pencereden içeri süzülüyordu;
sanki Ayızıt’ın sesi,
Umay’ın nefesi,
Anahita’nın soluğu
gecenin perdesini aralıyordu.
Yıldızlar
çocukluk oyunlarını
unutmamış gibiydi;
bir görünüp
bir kayboluyorlardı,
tıpkı eski masallardaki
gökteki kandiller gibi.
Beyaz bulutların arasından
ışık iplikleri
yeryüzüne dökülüyordu;
Ay’ın tacının çevresinde
dönen periler,
ya da belki ilk âşıkların
gözlerinden kalan ateşlerdi.
Ben ise düşünüyordum:
İlk kez hangi yıldız,
hangi kadim dille,
hangi efsanenin eşiğinde
Aya fısıldamıştı:
“Seni seviyorum.”
Belki de güneş batarken
kendini feda eden ilk ışık,
ya da Selene’nin Endymion’a
sonsuz uykusunda duyduğu aşk gibi…
Tarih
suskun kaldı,
ama
unutmadı;
çünkü o ilk fısıltı
şimdi bulutlarda,
şimdi Ay’ın gölgesinde
dolaşıyor.
5.0
95% (20)
1.0
5% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.