1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
90
Okunma
Diyorlar ki içimde bir yangın varmış,
Külünden doğan turnalar uçuyormuş geceme.
Sanki bir Nil taşkını bekler gibi durmuşum
Çölde, kumda, susuzlukta,
Gözlerimde hâlâ o eski baharların ıslak izi.
Kalbim bir eski İstanbul sokağı gibi dar,
Her adımda bir martı çarpıyor camlara,
Her nefeste bir ezan yankılanıyor içime.
Aşk mı bu, yoksa ölümün provası mı?
Bilmiyorum,
Ama ellerim titriyor seni düşünürken.
Bir karanfil düşmüş parmaklarıma yine,
Kan gibi kırmızı, ateş gibi sıcak.
Sen yoksun ama kokun var hâlâ
Yağmur sonrası topraklarda,
Biraz ıslak, biraz yaralı, biraz sonsuz.
Söylemesem de biliyor musun,
Bu göğüste bir Medine bahçesi saklı,
Ama kapısı kilitli, anahtarı sende.
Aç artık,
Yoksa bu hüzün lâlesi solar gider,
Toprak oluruz ikimiz de,
Ama yine de akar ırmağımız bir denize.
Gel, bir gülümse sadece,
Bakarsın kanadı kırık kuşlar yeniden uçar,
Ve ben,
Senin mavi gözlerine doğru yürürüm yine,
Meresinin son martılarıyla birlikte.
Derdin ne can?..
Sensizliğin ta kendisi bu.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.