1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
85
Okunma
dizlerinde kabuk bağlamış düşmeler taşıyan biri var içimde
avuçlarında çatlamış toprak
sesi ıslatılmış kibrit gibi önce susup sonra yanıyor
pencereden bakan değil
hep eşiğe yakın duran
ayakkabısının bağı sürüne sürüne uzayan
oyun diye başladığı her şeyin
sonunu ağzında acı bir bozuklukla bitiren
göğsünde küçücük bir düğüm
bir yere değince büyüyen
anneden kalma bir bakışla kendini saklayan
babadan kalma bir susla kendini tutan
beni ben yapan o
benim yerime üşüyen
benim yerime inanıp sonra utanmış gibi başını eğen
kendi gölgesini bile incitmemeye çalışan
acı mı istiyorsun
al
dilimin altında paslı bir şeker gibi duruyor
yas mı istiyorsun
al
çekmecede katlanmış bir mendil kadar ağır
suskunluğumu mu
gel
yan yana oturalım
konuşmadan da paylaşılır bazı şeyler
birinin kalbi kırılmasın diye
birinin içi dağılmasın diye
ve o küçük olan
uyusun artık
uyusun da
bugün, biraz daha büyüsün
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.