1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
130
Okunma
Devşirme bakışlarını gözlüyorum derinden.
Kirpiklerin, ahu gözlerine kur yapıyor her telinden.
Gönlüm dönmek istese de aşk seferinden,
Gözlerine hapsolmuş, vurulmuş sandalı yelkeninden.
Gece, rüzgârın sırtına yüklemiş ayazını,
Aklımda sen, tutuyor gönül sensizliğin yasını.
Gökyüzü matemde, ay ve yıldızlar firari.
Ayın yerine koymuş gönül, hilâl kaşını.
Belli ki, sabaha rôtar yaptı uykular,
İnan ki; sensiz, ne kadar da soğuk kuytular.
Tan yeri ağarırken sisler içinde bir peri,
Sen diye gelip, mutlu edecek belki beni.
Özlemek ne büyük bir azap,
Sen misin bu azabın içindeki Serap.
Nakış nakış işlendi sevgin gönlüme,
Her anımda sen, adadım bu aşkı ömrüme.
Aşk yarası bu, onulmaz yarası,
İçinde kaybolduğum yer, gözlerinin karası.
Bir elmanın iki yarısıydık güya,
Anladım ki, sevgi yok kalbinde,
Benimki, tek başıma gördüğüm bir rüya.
Gözümde yaş, tenha köşeler rehberim,
Bilmiyorsun ki, sen, benim yaşama sebebim.
Geçen gün karşılaştık gezdiğimiz yolda,
Görmezden geldin, hiç olmazsa halimi sor da,
Gülsün yüzüm, avunayım aşk denilen harda.
Aşk yolu netameli bazen geçit vermez,
Bazıları erer saadete, bazısının yüzü gülmez.
Bilirim ki, beklemek nafile bir çaba,
Bu büyük aşkta, bu yolda oldu heba.
Saadet zincirinde bir bakla olamadık,
Kaçırdık aşk trenini, aynı istasyonda binemedik.
Anladım ki, gidenler dönmezmiş geri.
Belli ki, sen ayrılığa almışsın bileti.
İstemem aşka etmem minnet bundan gayrı,
Yaşanan bana özel, gösteririm şahsına saygı.
Yaz gecelerinde serilir toprağın üzerine yaygı,
Seyreder el ele gözgöze aşıklar yıldızları,
Gösterirler ilâhi aşka saygı.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.