18
Yorum
42
Beğeni
5,0
Puan
336
Okunma

Artık daha temkinliyim düş kurarken bir de severken gerçi yürek ferman dinlemiyor ama…
Ötesiz düşler t/uzağında gökten sarkıttığım ip ve az sonra tırmanacağım yüreğin doruğuna şimdilik idare ediyorum ve bir ömür ihanet ettiğim kadar kendime af diliyorum Rabbimden:
Öncemde konuşlu o küçük kız çocuğu ve şimdi meylettiğim yarınlar var dedim ya: daha temkinli boy ölçüştüğüm kadar da cihanla yaralarımı saklamıyorum artık çünkü ben o yaralar sayesinde bu güne ulaştım ve yamalı sevgiler değilken de uzlaşım sancılı ve sanrılı insan izleklerinden de alabildiğine uzağım en çok da bununla sakit olsun, demenin verdiği huzurla ve yaslandığım Dağın yamacında aralıksız açan bir dağ çiçeğiyim isteyen ulaşabilir bana aslında ben istediğimde gerisi ise hikâye yazılmayı bekleyen nezdimde…
Sözcükler efsunlu lanetin göğe erişinde…
İmgeler…
Salkım söğüt namelerin iç çekişinde…
Ve de Şiir!
Konuşlu olduğum ömrün delik cepkeninde
Ve ihtişamı ile büyülendiğim
Aşkın pervazında usul bir notayım ben:
Bazen fa,
Bazen sol minör
En çok da çocukluğumun en büyük armağanı iken duvar piyanom
Gerçi artık o yok yanımda amma velakin
Özlediğim de şüphe götürür
Ne de olsa her içim kıyıldığında
Dokunduğum o fildişi tuşları
Bazense gözümden dökülen yaşları
Sildiği daha dün gibi annemin:
Ve koyultuşunda gecenin mızmızlandığım uyku öncesi
Huzurun kollarında
Aşkınsa sonlanmaz nazı niyazında
Ve işte perde perde yükselirken sesi notaların;
Bazense yanlış bastığım fildişi tuşların
Ben ki:
Şakıyan sesinde içimdeki aşk pazarının
Gönlüm ve ruhum ve vazgeçilmezim:
Ah ki ben:
Çocukluk hayallerim
Ve aşkın rücu ettiği her köşede
Şimdi çıkıp da gelecekmişçesine
O çocukluk aşkım
Narin bir isyandan ziyade
Nazenin gönlümde esen rüzgârın da düşmüşken diline
Oysaki bilemedim öncesinde:
Rüzgâr da bendim, esen delicesine.
Aşkı ise adeta recim eden
Ve işte şimdilerde özlemi resmeden
Öznemse yine aynı
Özveri ile sevebildiğim iken ayrılmaz bir parçam ve tek gerçeğim
Renklerin en müsrifi
Bol keseden sevdiğim
Beyazın hamt ettiği
Masum kalmakla iştigal
Kâh bir çöl çiçeği
Kâh açan dağın pervazında esen yele kafa tutsam bile
Dökülen yapraklarımla
Aslında ben gül değil gelinciktim
Hep narin
Hep asi/l
İçerlediğim kadar içmeyi sevdiğim
Aşk şerbetinin rüzgârgülü
Belki de sönen öfkeme rağbet eden
Kim ise dost kim ise düşman
Ayırt edemediğim kadar da savsaklandığım
Bir hegemonyada başkaldıran o çılgın asi
Gönlün de aşkın da neferi
Sönse dahi gündüzün feri
Dilediğim kadar seçebildiğim
Gecenin aydınlık yakasından uçup da konduğum
O kırık deniz feneri:
Sahi, ben kimdim kim kimin gözünde?
Tekabül ettiğim aslında Rabbin bahşettiği
Tek seferi zerremle
Kafa tuttuğum
İsyanlarda iken zalim
İfrata kaçan belki de bendim ben,
O aklı evvel muallim
Bir gönlümde saklı iken bilgi
Ve işte yüreğimi verdiğim hayallerin dahi ötesi
Aşkla erdiğim hidayet öncesi
Bazense kalbim aş eren bir şiire ansızın
Kapıldığım rüzgâr
Aslında yine kendim
Hem göktüm hem yer
Yerle yeksan edilmiş kalbimin
Feryadına sahi kim eşlik eden?
Rabbimden başkası olmadığı kadar
Yanı başımda
Yâdında dünün tebessüm ettiğim o kırık aynanın
Tam da karşısında
Düşlerim ve duvar piyanom
Çalarken çalgı çengi
Oynarken Çingene kızı
Ve gülüverdiğim ansızın tuttuğu falı,
Değil mi ki yok saydım;
Değil mi ki an geldi yok sayıldım:
Oysaki her yoklamada en ön sırada
Elbette mevcudiyetim
Aşkla kucakladığım kadar da hayatı
Tam da avucumun içinde
Göğsüm inip kalkarken
Aldığım nefes adına
Şükrettiğim her günüm her gecem ve her anım
Anılarda kalsa bile siyah tuşları
Ve işte kayıplarda şimdi duvar piyanom
Oysaki kalmışken ben hep de aynı:
Hala şen
Hala muzip
Hala çocuk kalbimle sektiğim
Bir oyun olmasa bile hayat
Kimseye de asla olmadığım ve olmayacağım kadar bir oyuncak…
5.0
100% (28)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.