0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
93
Okunma

Sessizliğinle başıboş, kimsesiz, sahipsiz bir ceset gibiyim,
Ne yakılıp kül oluyorum, ne toprağa gömülüyorum.
Senin yokluğun vurdukça her gece hücre hücre çürüyorum,
Azrail bile gelmiyor kapıma, ben her saniye ölüyorum...
Gözlerin bende kaldı, ellerin ise celladımın ipinde,
Sebep olan sen, şimdi izle; bir ömür nasıl mahvolur bir nefeste!
Bu ne yaşamak, ne bitmek; bu bir ruhun en ağır enkazı,
Sana bu ahım yetsin, mahşerde bile silinmez bu sızı.
Şimdi yatırdım kendimi o soğuk ameliyat masasına,
Kestim umutlarımı, neşter vurdum en derin yarasına.
Kan değil damlayan, senin o dilsiz ve sağır sessizliğin,
Bak eserine; diri diri gömdüğün bu adam senin kimliğin!
Okuyan her satırda bir parça canından vazgeçsin,
Sebep olan, aynaya baktığında kendi cenazesini seçsin.
Öyle bir gidişti ki bu, ardında ne bir iz bıraktı ne bir ses,
İntiharın eşiğindeyim şimdi; son bir ah, son bir nefes...
Duygularım deşildi, ruhumun dikişleri patladı artık,
Biz seninle kavuşmayı değil, yok olmayı paylaştık.
Bu şiir burada bitsin, bu neşter burada kalsın,
Seni benim gibi sevenler, toprağına hasret kalsın!
Neşter Ameliyat Masası Doğuş KILINÇ
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.