0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
17
Okunma
Kızacaklar bana, biliyorum;
Çünkü aynayı ellerine verdim,
Çünkü yüzlerindeki o sahte boyayı
Tek bir kelimeyle kazıdım.
Uykularını böldüm rüya satıcılarının,
Huzurlu yalanlarını kirlettim gerçeğimle.
Kızacaklar...
Neden uslu uslu durmadın diyecekler.
Neden herkesin eğildiği o görünmez ipin
Altından geçmedin de, çarpıp devirdin?
Ayak uydurmadığım her adım için,
Ezberlemediğim her dua ve kural için
Birer çentik atacaklar öfkelerine.
Sofralarına oturmadığım için kızacaklar,
Tuzlarını yalamadığım,
"Efendim" deyip boyun kırmadığım için.
Onlar fırtınadan korkup saçak altına kaçarken,
Benim yağmurda şarkı söylememi
Delilik sayıp, suçlayacaklar.
Kızsınlar...
Zaten gökyüzü de bazen kızar yeryüzüne,
Şimşekler çakar, fırtınalar kopar.
Ama arkasından toprak uyanır,
Hava temizlenir, kirli pus dağılır.
Benim sesim, onların sessizliğine bir hakaret;
Benim varlığım, onların esaretine bir kanıt.
Kızacaklar bana,
Çünkü ben, onların olmak isteyip de
Cesaret edemedikleri o "özgür" boşluğum.
Bırakın vursunlar kapıları yüzüme,
Bırakın kıssınlar sesimi...
Ben zaten o kapıların arkasına değil,
Uçsuz bucaksız kırların ortasına aitim.