2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
141
Okunma
Okumazsan da Yazıyorum
Ulan,
Bu mektubu hangi adrese göndereceğimi bilmiyorum.
Aynı masada oturup
Aynı belaya güldüğümüz günler çok geride kaldı.
Rakı masası hâlâ aynı yerde duruyor diyorlar,
Mezeler eksik, biz yokuz.
Sahil kasabası dinginmiş…
Biz ne zaman dinginliği becerdik ki?
Gençtik,
Bitirim derlerdi arkamızdan,
Önden yüzümüze kimse bir şey diyemezdi zaten.
Her kavgadan bir iz aldık,
Hatıra niyetine taşıdık üstümüzde.
Kaşımın üstündeki çizik senden kalma,
Hatırlarsın…
O gece haklıydık, ama yine de dayak yedik.
Bizim hayatımızda haklı olmak
Hiçbir zaman kurtarmadı kimseyi.
Gizli gizli kaçtığımız kadınlar vardı,
Adını koyamadığımız ilişkiler,
Sabah olmadan biten geceler.
Kimse bilmedi,
Zaten bilenler de konuşacak kadar yaşamıyordu.
Sen yumruğunu konuştururdun,
Ben susmayı.
Kanunla aramız liman feneri kadar uzaktı,
Vicdanla ise her zaman burun buruna.
Şimdi diyorlar ki değişmişiz.
Yalan.
Sadece daha az konuşuyor,
Daha çok içiyoruz.
Bu mektup bir barış isteği değil,
Bir sitem de sayılmaz.
Sadece bil istedim;
O masada bir bardak hâlâ sana ayrılır.
Eğer bir gün yolun düşerse o kasabaya,
Denize değil, masaya bak.
Orada iki adamın yarım kalmış gençliği durur,
Biri sensin,
Biri ben.
Ve bitmek bilmeyen o son gidiş.
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.