Ey tanrısal imparator, eğer sana engel teşkil ediyorsam, ölüm kararımı verebilirsin, yalnız beni ölümle tehdit etme, çünkü ölümden korktuğum yok. petronius
BİR SERENDİPÇE

GELİŞ

Yorum

GELİŞ

0

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

16

Okunma

GELİŞ

Anlıyorum…
Anlayabiliyorum Ümit Yaşar’ın
taparcasına nasıl sevdiğini.
Hatta tövbe âşa taptığını.
Dünyanın sevgi üzerine döndüğünü
ve
“Yâ Rabbim, kalbime engel olamıyorum;
Âişe’yi çok seviyorum.”
diyen peygamberin ümmeti olduğumu.Annem beni doğurmuş,belemiş.
Uyutmuş…
Ağlamışım; bez parçasına sürmüş şeker.
Öğrenmişim, gülmüşüm, acıkmışım;
oyun diye emziğimi hep toprağa gömmüşüm.
Sonra…
Köşede uyuduğum minder hep soğuk.
Üstünde uyuyan çocuk,
kucağına kimseyi almayan bir ev.
Çocukluğum, dizini bulamayan bir gecenin,
üstü açık bırakılmış saatleriydi.
Sobanın kıyısında ısınırdı herkes;
benimse saçlarım pencerelerin soğuğunda
hayallerle uzardı.
O gün bugündür, pencere kenarlarının
yerini aldı otobüs durakları;
kalabalıkların içindeki derin boşlukları.
Ve arayış…
Göğsünde kocaman bir boşluk vardı;
tıpkı o evin hiç kullanılmayan odası gibi soğuk.
Tozu alınmamış, hiç süpürülmemiş,
ışığı hep kapalı.
Küçük kız büyüdükçe oda da büyüdü.
Masa ve sandalye boş, tabağı hep inkâr hep kabullenmeyişlerle dolu.
Koltuklarına kimse oturmadı.
Fincanı çatlak.
Hep boşluk, boşluk, boşluk.
Adsız bir kuş.
Yıllar böyle geçti hayır, geçmedi; sadece saymayı öğrendi.
Yürüdü.
Koştu.
Bocaladı.
Kanatları kırıldı;
onaracak bir dal kırığı var mı diye bekledi..
Ve bir gün…
O geldi.
Ne kapı çaldı, ne izin istedi
sadece oturdu.
Yüzünde deniz sabahlarının tuzu, teninde burnu doyuran yosun kokusu, bakışında ufuk çizgisi kadar geniş bir sükûnet vardı.
“Bulunduğun yer, yeryüzünde bir cennet” dedi.
“Pencere önlerinde göremediğin
kalbine göz olmaya geldim.”
Boş odanın tavanından sarkan lambayı
birlikte yaktılar.
Işık önce titredi, sonra büyüdü,
Masa ilk defa iki fincanı kaldıracak gücü buldu.
Sandalye ilk defa hissettiği ağırlığa sevindi, haykıra haykıra mutluluktan ağladı.
Fincanın çatlamış kırık dudağı gülümseyiverdi.
İç odasının penceresi açıldı.
Camların arkasında yıllardır aç bekleyen
kuşlar ve kelebekler dışarı fırladı;
koku değişti.
Kız o bakışta, bu gelişte;
yaz ayının göğsünde biriken serinliği gördü; çocukluğunda hiç bilmediği bir şeyi:
dinlenmeyi.
Hoş geldin ...
.
.
.
.Anı Kalsın
Büyük arayış, tek hece💛
22.01.2026


Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 
Geliş Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Geliş şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
GELİŞ şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL