0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
21
Okunma
Ben bir daha seni yazmam demiştim.
Biliyorum, kolay değil, sus.
Sarı saçlı oyuncak bebeğime sarılarak uyuyorum diye gülerler mi bana?
Ben tavana bakıyorum, tavan bana.
Bir şey konuştuğu da yok,
Eski yıllardan kalma televizyon gibi.
Yumrukla çalısan Cızırtılı bir görüntü.
Bir insanı tanımadan ona anlamlar yüklemek...
Beklentilerimizi karşılamadığında üzülmek.
Bizim suçumuz, karşımızdakinin değil.
Diyorum, yankısı şey oluyor.
Bana ne yani, sanki tanıdıkların farklı mı?
Profesör olmaya niyetli değilim sevgili,
Üstüme üstüme gelen sayın karanlık.
"Çula çaputa tapma kızım, kıymetin olmaz" demişti dedem.
Sahi dedem demişken,
Hiç dünya durdukça duracak sandığım o dev ak sakallı adam...
Bir kırmızı mendil vermişti bana, hâla saklarım.
Neyse diyeceğim o ki, eski kafa...
Bildiği tek şey ajansları açıver, kızım şu numarayı çeviriver.
Hangi çağdayız canım?
Öyle değil o işler...
Geçtim çulu çaputu,
Ne kadar sarı kilogram, o kadar değer.
Ne diyordum ben?
Kafam karıştı, yine benim şu meşhur dağınıklığım..
Aşk diyorduk ki yok.
Sevda dediğin de işte, dedemin o kırmızı mendili gibi.
Eski kafa, antika kalıyor bu gösterişli vitrinlerin çağında.
Aklima gelmişken soylesene kaç karat?
Küçücük yüreğimde dünyalarıma sığdırdığım.
Bir adım atmaya, bir nefeslik merhabaya mecal bulamadı.
Çabasızlık,bir insanın diğerine verebileceği en okkalı cevapmış meğer.
Vefasızlık dediğin, dedemin o kırmızı mendili kadar bile dayanamadı zamana.
Ben durdukça duracak sandım o sevgiyi de.
Tıpkı ak sakallı dev adamın ölümu gibi sessizce silindi gitti.
Anlamı ben yukledim,yalan ve vefasızlığı o sırtladı.
Senin o daracık kalıplarına benim ruhum sığmadı.
Bundan sonra ne ajanslarda haber ararım ne de numaranı ceviririm.
Ahh Ruhu olmayana can üflemeye çalismak.
Bu benim son cümlem.
Tart bakalım ne kadar gelecek yokluğum.
Kendi karanlığında, kendi ağırlığınca bat.
Bitti.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.