1
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
41
Okunma
Gözleri bakış sınırını çoktan geçmişti;
mevsimler
katman katman
onlardan dökülüyordu.
Her gün
özlemi,
tersine çevrilmiş bir yağmur gibi,
gökyüzünün yüksekliğine
saçıyordu.
Kirpikleri, ince bir sınır çizgisiydi
onunla sensiz dönen dünya arasında.
Sonbahar
önce bakışının geometrisine kondu,
sonra sokakların dokusuna,
çok daha sonra
takvime.
Yapraklar,
hatıra gövdesinden ayrılıyordu;
her yaprağın
bir adı vardı
ki yıllardır
hiçbir dilde tekrarlanmıyordu.
Yürüyordu ve şehir,
zamandan daha yavaş bir hızla
yanından geçip gidiyordu.
Kimse sormadı
neden yağmur
gözlerinden akmakta ısrar ediyor,
neden akşam
her gün
daha erken iniyor.
Zaman,
yokluğunda
topallıyor;
o ise bir ayağı hatıra,
bir ayağı bekleyişle
yıllardır
aynı noktada
sabitleşmiş duruyor.
Gözleri
bakış sınırından
geri dönmedi;
sonbahar
onlardan
dökülüyor.
5.0
100% (4)