2
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
103
Okunma
Aynı gövdenin iki gölgesiydik belki,
ama başka çatılara yağdı akşam.
Senin sokağında çocuklar geç vakit susar,
benim sokağımda perdeler erkenden inerdi.
Kapılarımız aralıktı, doğru—
bir umut cereyan yapsın diye değil,
belki bir ses, bir ayak izi,
yanlışlıkla içeri düşer diye.
Sen rüzgârı sevdin—
saçlarını dağıtan, eşyaları yerinden eden
o hoyrat özgürlüğü.
Ben kapanan kapıları sevdim,
bir şey kapanınca
içeride kalır sandım insan.
Belki aynı kişiydik, evet,
aynı acıyı başka odalarda büyüten.
Ama hayat,
iki ayrı anahtarı olan bir kilitti;
seninki başka pas tuttu,
benimki başka.
Ve biz
aynı yangının dumanını
ayrı pencerelerden seyrettik.
5.0
100% (3)