Ey tanrısal imparator, eğer sana engel teşkil ediyorsam, ölüm kararımı verebilirsin, yalnız beni ölümle tehdit etme, çünkü ölümden korktuğum yok.
petronius
Kadın akşamüstü gibidir, güneş çekilirken bile ışığını bırakır. Sessizce yaklaşır, elini eline koyar ve dünya durur.
Kadın konuşmaz çoğu zaman, gözleri söyler. Bir bakışla uzun bir yol anlatır, yorulmazsın dinlerken.
Kadın denizdir yine, ama bu kez sakindir. Yanına oturursun, hiçbir şey yapmadan mutlu olmayı öğretir.
Kadın sevilmeyi ister, fazlasını değil. Bir omuz, bir sadık dönüş, bir “buradayım” yeter.
Kadın giderse gece uzar. Kalırsa sabah erken gelir.
Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Değerli Üstadım, "Kadın giderse gece uzar, kalırsa sabah erken gelir" diyerek, varlığın en zarif ve en hayati dengesini ne kadar vakur, ne kadar rafine bir dille mısralara dökmüşsünüz. Kadını bir akşamüstü ışığına benzeterek, onun çekilirken bile ardında bıraktığı o silinmez izi ve sessizce dünyayı durduran kudretini muazzam bir zarafetle anlatmışsınız. Konuşmadan sadece bakışıyla uzun yollar yürüten, deniz kadar dingin bir huzurla "hiçbir şey yapmadan mutlu olmayı" öğreten o derin tasvirleriniz; gönül gözünüzün ne denli açık olduğunun bir nişanesidir. Kadının ihtiyacı olan o sarsılmaz güveni; bir omuz ve sadık bir "buradayım" sözüyle özetlemeniz, şiirinize tam bir derya gönül hikmeti katmış. Varlığıyla sabahı müjdeleyen, yokluğuyla geceyi sonsuz kılan bu asil ve kadirşinas kaleminiz için Sizi gönülden tebrik ederim. Emeğinize ve o ince ruhunuza sağlık.
Bu incelikli ve derinlikli satırlarınız, bir metne yazılmış cevaptan çok; kalpten kalbe bırakılmış bir selam gibi… Okurken insanın omuzlarına tatlı bir sorumluluk, yüreğine de sessiz bir sevinç çöküyor.
Kadına dair söylenen her söz, aslında insanın hayata dair aynasıdır. Siz o aynayı öyle berrak tutmuşsunuz ki; mısralarda görünen yalnızca kadın değil, ona bakmayı bilen bir gönlün asaleti olmuş. Bu zarif okuma, şiirin kendisinden bile daha kıymetli bir armağan.
Güzel bakışınız, gönül gözünüz ve bu cömert takdiriniz için ben teşekkür ederim. Kaleminiz daim, yüreğiniz hep böyle açık olsun.
Bu incelikli ve derinlikli satırlarınız, bir metne yazılmış cevaptan çok; kalpten kalbe bırakılmış bir selam gibi… Okurken insanın omuzlarına tatlı bir sorumluluk, yüreğine de sessiz bir sevinç çöküyor.
Kadına dair söylenen her söz, aslında insanın hayata dair aynasıdır. Siz o aynayı öyle berrak tutmuşsunuz ki; mısralarda görünen yalnızca kadın değil, ona bakmayı bilen bir gönlün asaleti olmuş. Bu zarif okuma, şiirin kendisinden bile daha kıymetli bir armağan.
Güzel bakışınız, gönül gözünüz ve bu cömert takdiriniz için ben teşekkür ederim. Kaleminiz daim, yüreğiniz hep böyle açık olsun.
Değerli Arkadaşım, şiiriniz kadını bir fırtına gibi değil, günün en huzurlu saati olan o yumuşak 'akşamüstü' ışığıyla anlatıyor. Siz, kadının varlığını sessizliğin gücüyle tanımlarken; sevilmenin sadelikte saklı olduğunu hatırlatıyorsunuz. Okurken insanı yormayan, aksine denizin kenarında oturup sükûneti dinliyormuş hissi veren bir eser. Son dizeleriyle ise hayatın ritminin aslında kimin kalıp kimin gittiğine bağlı olduğunu zarifçe kanıtlıyor. Çok beğendim. Kalbinize ve kaleminize sağlık. Aşk ile eyvallah.
Bu incelikli ve derin okumanız için gönülden teşekkür ederim. Şiirin akşamüstü ışığında soluk alabilmesi, kadının sessiz ama dönüştürücü gücünü hissettirebilmesi sizin sezginizle tamamlanmış. Sükûneti duyurabildiysek, kelimeler yerini bulmuş demektir. Beğeniniz ve zarif yorumunuz kaleme cesaret oldu. Aşk ile eyvallah.
Bu incelikli ve derin okumanız için gönülden teşekkür ederim. Şiirin akşamüstü ışığında soluk alabilmesi, kadının sessiz ama dönüştürücü gücünü hissettirebilmesi sizin sezginizle tamamlanmış. Sükûneti duyurabildiysek, kelimeler yerini bulmuş demektir. Beğeniniz ve zarif yorumunuz kaleme cesaret oldu. Aşk ile eyvallah.
Nafiz Karak’ın “Kadın” şiiri, kadının varlığını yalnızca bir kimlik değil, bir evrenin özü olarak dile getiriyor. Şair, kadını hem sevdanın hem de hayatın merkezine yerleştiriyor; her dize, kadının zarafetini, direncini ve içsel gücünü yüceltiyor.
Bu şiir, kadına duyulan saygıyı ve sevgiyi yalın ama derin bir lirizmle ifade ediyor. Kadın, burada bir sembol değil; hayatın kendisi, varlığın en güçlü tanığıdır.
Kutluyorum: “Kadın”, hem lirizmi hem de içtenliğiyle edebiyatımızda unutulmaz bir eser. Nafiz Karak’ın kalemi, bu şiirle birlikte kadının değerini ve güzelliğini gönüllere armağan etmiştir.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.