8
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
189
Okunma

Dağların doruğuna kar düşmüş gibi içime,
rüzgâr Çukurova’dan kalkmış da
yüreğimin tam ortasında esiyor.
Toprak çatlamış susuzluktan,
ellerim çatlamış hasretten.
Bir ateş yakardık eskiden,
portakal çiçeklerinin kokusu karışırdı dumana,
sen bakardın,
ben susardım.
Şimdi ateş sönük,
gece uzun,
ay, pamuk tarlalarının üstünde yetim bir çocuk gibi.
Ben, harman yerinde unutulmuş bir sabanım sanki,
pas tutmuş bekliyorum.
.
Bu yalnızlık var ya,
dağ başında kurt uluması gibi
uzun,
acı,
insanın iliğine işleyen cinsten.
Sen yoksun.
Ve yokluğun
kurak bir yaz gibi çökmüş ovama.
Bir yağmur yağsa diyorum,
bir yağmur…
Sesin değse toprağıma.
Belki o zaman
filiz verir yeniden içimdeki buğday,
belki o zaman
ellerim ısınır.
Şimdi
rüzgâr sert,
gece hoyrat,
ben üşüyorum.
sen yoksun ey yar
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.