0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
47
Okunma
Adımlarının ritmi değişmişti çoktan,
Eşiğe bakıyordu gözlerin, kapı koluna...
Oysa ben ev bildim seni,
Sen çoktan valizini toplamışsın ruhunda.
Belliydi bu gidişin sessizliği.
Cümlelerin kısaldı, noktaların keskinleşti.
Eskiden nehirler gibi akan o sözler,
Şimdi kurumuş bir yatağın çatlakları gibi.
Bana bakarken başka bir iklimi düşlediğin,
Belliydi her kaçırdığın bakışından.
Sofrada karşımda oturan sen değildin,
Sadece bir gölgeydi ekmeğini bölen.
Tuzun tadı kaçmış, suyun tadı değişmişti;
Aynı odada iki yabancı olmayı sen öğrettin.
Belliydi bu aşkın son nefesi olduğu.
Emeklerimi bir kenara itişin var ya,
Sanki hiç yaşanmamış gibi o onca yıl...
Buz kestiğin o an anladım her şeyi;
Yüreğin başka bir limana yelken açmış,
Belliydi beni fırtınada bırakacağın.
Şimdi "hoşça kal" demek için çok geç,
Çünkü sen çoktan gitmiştin benden.
Geriye sadece boş bir sandalye,
Ve duvarlara çarpan sesimin yankısı kaldı.
Belliydi bu enkazın altında kalacağım.
Yolun düşmesin bir daha bu sokağa,
Çünkü ne bekleyen var, ne de özlenen.
Kendi karanlığında boğul şimdi;
Sana verdiğim her saniye haram olsun,
Belliydi vefasızlığının kitabını yazacağın.
İçimde bir mezarlık büyüttüm ellerinle,
Her gece bir anıyı gömüyorum toprağına.
Sen, katili olduğun bu aşkın yasını tutmazsın;
Ruhumdaki bu kan sızıntısı, bu derin yara,
Belliydi beni diri diri gömeceğin.
Uykularım haram, gecelerim birer uçurum,
Her rüyada yeniden gidişini izliyorum.
Ciğerime dolan bu hava değil, senin yokluğun;
Nefes alırken canımın bu denli yanacağı,
Belliydi seninle cehennemi tadacağım.
Artık ne güneş doğar bu viraneye ne de bahar gelir,
Sen benim içimdeki bütün çocukları vurdun.
Geriye kalan sadece bir avuç kül ve sessizlik...
Giderken arkanda hiçbir şey bırakmadığın,
Belliydi beni bir ömür eksik bırakacağın.
5.0
100% (2)