2
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
73
Okunma
Mert Dağı’nın eteğinde bir köy değil artık hayalim,
ben daha çok
haritadan silinmiş bir ara sokak olmak istiyorum.
Rüzgârın bile kimseyi serinletmediği,
herkesin kendi yangınını cebinde taşıdığı bir yer.
Ekmek ufalamak mı kuşlara?
Ben ekmeği bölüşemem artık,
çünkü açlık sadece mideyle ilgili değil yar,
bazılarımızın ruhu kemik gösteriyor.
Toprağı selamlamak diyorsun ya,
ben toprağa yüz sürmedim hiç
ama çok gömüldüm —
canlı canlı,
susarak.
Saçlarımdaki beyazlar
yaşlılıktan değil,
erken gelen gecelerden.
Alnımdaki çizgiler kader değil,
fazla düşünmekten çatlamış cümleler.
Bir sabah saz çalsın istemiyorum artık,
çok ses duydum ben
hiçbiri kurtarmadı.
Üç tel değil,
üç harf lazım bana:
sen
Demir parmaklıklar mı?
Onlar dışarıda değil yar,
insanın içi bazen
en yüksek güvenlikli cezaevi.
Ama yine de…
inadına,
akıntıya karşı küfür eder gibi
sevmek istiyorum seni.
31-01-2026
İST
5.0
100% (2)