2
Yorum
7
Beğeni
0,0
Puan
75
Okunma

inkâr bir alaca akşama düştü ibrahim
düş olup gitti sığırcığın kanadına takıldı
bulut dokunuşunda silindi şiirin son dizesi
şimşek çakımlarında ilhamın sızdı buluttan
kararın koyusunda zemheri yanıkları /
deyince yüzüne kağıdın
buruştu hakîkatin teni
şerha şerha yarıldı
kırmızı ağıtlar şiire bulaştı
siyah mı hüzne bulaşalı yıllar olmuştu
ve bir de ahh ama bu ahh başka
bambaşka neden böyle vurdu
söze boyun bükme zamanı
tan beklentileri berhava
gün olur şiir kokan çehresi dolar mı
ayrık pencere pervazından
mütebessim bir teşbih salınır mı
perdelerden kimbilir
ve artık
bir güvercin gözüne düşer gülüşler
tema bulmaz dizgeler mütemadiyen
kâh bir çiçeğe dokunur öylesine sembolist
kâh bir kurmacanın ortasında sürrealist
salınır öznesiz şiirler
bak adamım !
ismin ateşle buluşması ibrâhimî tezâhür
her isim ateşi çeviremez gülzâra
ilm-i ledün bu tastamam
sen yokla ismini
yokla ki anla
isim-ateş-su
kızılca nehirler üstünde direnemez köprüler
devrilir sütunları antik şehirlerin
lahitinde yatan bakışların gözlerinde mumyalı sadâkat
kralların gümüş kaselerinde zevk-ü sefa
gülüşlerinde hüküm
anla ki sus
yüzük parmağından dar ağacına asıldı şiir
gözlerinde kafiye tutmaz gözyaşı dem o dem
bu bab yirmiiki olsun yazıma; biriksin odun
Yahya İncik
Nâr-ı İbrâhim Kırık Aşk