2
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
332
Okunma

Farisî bakışlı gözlerin gözlerimde k’adın
Doğu yanım kanar yüreğimde içten içe
Mecusi tapınmaların alaz üstü yürüyüşleri
Hareler sözlerimi kuşatır;
Dilimde kekre bir sükut,
içimde binbir özlem.
Gece ortasına düşen sanrı
Yırtar zamanı sökün eder kağıda
Olmayan ya da vayhedilen bakışlar
Şark olur gün dönümlerimde şiir
Elâ gözlerine sürme bâd-ı sabâ
Sonra
Garba keser gözbebeklerinin içinde
Gün batar
Kim bilir hangi yıkıntının köşe taşına
Oturur adam
Höyük hikâyelerinde yalın kılıç
Avuç içi kadar suya muhtaç
Ve pulları dökülen balığın çırpınışı
Şuh tebessümün ardında kesin sızı;
Efsun niyetli bakış
Sözlerinin tesiriyle diner bu bekleyiş.
Irmakların rengi kızıl özlem;
Akar şehrin kalbine,
kendi yatağına isyan...
Ay balkıyor düşer yüzüne gülüş
Yakamozlar fısıldaşır, gözlerin, kederli
bir sofranın demi
Tuzlu teninde tüterken anason kokusu,
Bir nevâ kâr yükselir kırık notalardan.
Yeşilırmak’ın iç akıntısı süzülürken,
Söyle, kızılı ne yana düşer
elâ gözlü kadın ?
Aşk gözlerinden okunan duâ
Uzun saçlarına dokunan rüyâ üstüne
rüyâ
Batı yanı kızılca düşlerdeki adam,
Nuşirevan olsa ne yazar ?
Hakikat, illâ ki hakikat !
_Sular tersine akmaz !
Akmaz sular tersine
Sarılalım sırılsıklam
Yahya İncik
İkibindokuz / ikibinyirmialtı
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.