0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
166
Okunma
Bazen çok zorlanıyorum, şehrin yerle bir yerlerinden birinde yaşıyorum, ara sıra sığ köşelerde doluyor gözlerim, doğru bir ölümü bekliyorum.
Günler gelip geçiyor; mevsimler, ay ve yıldızlar.
Ben hâlâ orada, öylece fark edilmeyi bekliyorum.
Yalnızlığın en çaresiz saatlerinde kayıplar veriyorum.
Üşüyorum, uyuyamıyorum.
Umutsuzluğum da artıyor şu zamanlarda.
Boğazıma kıymık gibi batmış cümleler,
yelkensiz gemiler, deniz kıyılarında evsizlerin sıcağı gibi tutuşuyor içimde.
En yetim yanımla dönüyorum bazen evime.
İçeride beklediğimi bilmeden, yine de basıyorum o zile.
Hoş geldin diye karşılıyor beni öksüzlüğüm.
Ayağı oynak bir masada uyuya kalıyorum;
pencerenin tozundan fark edemiyorum dışarının güzelliğini.
Bazen içeride oturacak bir yer bile bulamıyorum.
Felaketim olan şeyler devrilmiş, kalkmıyor sanki üzerimden.
Sirenler yükseliyor arka mahalleden,
“Biri daha kurtuldu,” diyorum dünyanın bir yerinden.
Bazen çok zorlanıyorum, her gün aynı dışarıyı içerlemekten,
ait olmadığım sabahlara uyanmaktan,
sokaklarında unutulmuşluğumla karşılaşmaktan.
Yıkılsam diyorum ya da sussam…
Bıktım, geç kalınmış bir ölümü bekleyerek yaşamaktan.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.