0
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
151
Okunma
Sana en uzak şehirlerden birinden yazıyorum bu satırları.
Dün gece yine aklımda sana kavuşmayı hayâl ettiğim bir vakitte uyumuşum. Sabahleyin yatağın bir köşesinde buldum fotoğrafını, buruş buruş olmuştu. Dışarıların da keyfi kalmadı şu sıralar.
Her geçen gün biraz daha parçalanıyorum aslında.
İki dağın arasında sıkışıp kaldığımı hissediyorum çoğu zaman.
Binlerce kez ölmeyi diledim, geçmedi zaman.
Aklım yırtıldı, ruhum uyuştu.
Dokuzuncu sigaramı gözyaşımla söndürdüğümü hatırlıyorum.
Yetmiş yaşını bulmuş bir ihtiyar gibi titriyor ellerim.
Yüreğim üşüye üşüye sana kavuşmayı hayâl ediyorum.
Dört gözle, dünya gözüyle gözlerine ulaşmak istiyorum.
Hiç bilmediğim kokunu, dokunamadığım tenini, okşayamadığım yüreğini seviyorum.
Çığrından çıkmış bir sevda besliyorum sana.
Ölmeden yaşamak istiyorum.
Adı atılmamış şehirleri seninle keşfetmek,
En sıcak hikâyeleri seninle yazmak,
Her cümlenin sonunda seninle buluşmak istiyorum.
Seni seviyorum kadın, seni seviyorum...
Bunlar kaç gecenin, kaç gündüzün, kaç hayâl edilişinin satırları inan bana bilmiyorum.
Ülkeler, dünyalar var belki sana uzağım...
Belki en çıkılmaz, aşılması güç... imkânsızdan öte...
Kadın... Seni seviyorum ve öle öle her gün seni bekliyorum.
Kollarımda saçların, yanakların bahardan bir çiçek gibi açmış gecenin bir vakti. Kokun yatağımızı sarmış...
Düşünsene, ilk defa bir adamın yüreğinde sabahladığını. İlk defa, yorgan gibi serilmiş üzerine huzur.
Dünyanın bütün gürültülerinin sustuğunu düşünsene...
Seni seviyorum... Sen gelsen de gelmesen de.
Çünkü ben seni üşüyerek sevmiştim.
Yüreğim ayaz tuta tuta...
Seni bekliyorum... Seni seviyorum...
Seni seviyorum.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.