1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
169
Okunma
Önceki günden çok farklı sayılmam.
Bugün de sesimle yabancıyız birbirimize.
Bugün de saatlerin içinden bir umut çekip çıkaramadım.
Geçti vakit;
yine tavanı çökmüş metruk bir eve adımlarımı sayarak döndüm.
Daha mahalleye girmeden,
son sokağın başında yalnızlığımın eski yarası karşıladı beni.
Kapıya kadar kendimi nasıl sürüklediğimi çoğu zaman hatırlamıyorum.
Bazen eşiğine yığılıp kalıyorum.
Ne bir el uzanıyor, ne bir ses...
Ben, ıssızlığın bile uğramaya çekindiği bir yerde yaşıyorum.
Iskalandığına isyan eden bir subay gibi göğü parçalıyor sesim.
Direniyorum yine dün akşamki gibi.
Çünkü bırakırsam ölüyorum...
Ama ölümden korkmuyorum.
Beş cehennem katı çıkıyorum, acıdan duvarları çatlamış evime...
Ve varmak kadar hiçbir şey yormuyor beni...
Yüzü tozlu eşyaların arasından gözüme ilişen bir ışık yok.
Sakin bir ölümü beklemekten başka çarem yok.
Ezbere biliyorum artık; gözyaşlarımın kaç damla düşeceğini,
hangi damlanın hangi hatırayı hatırlatacağını...
Evet, dünden de çok farklı değil bu akşam...
Yine yokum, içinde yaşadığım hayatın hiçbir yerinde.
Yine eve giden bir yolda, bir önceki günün yalnızlığıyla karşılandım.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.