1
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
133
Okunma
Bugün her gün aynı sorunun cevapsız günlerinden biri.
Her gün aynı gün, soru aynı soru.
Ev aynı ev...
Çevremde geçer geçiştirmelerinin kulaklarımı tırmaladığı garip insan sesleri.
Hep sağduyulu duygularımın kölesi olmuşum.
Hep pervasızca kürek sallamışım.
Yine hayatta olduğumun farkında olmadığım, birbirine benzeyen diğer günlerden birine uyanmışım.
Sanki dünyayı sırtımda taşıyorcasına yorulmuşum,
sanki gecesinde kırk hançer yemişim,
kırk kemiğim kırk yerinden kırılmış sanki...
En son ne zaman izlediğimi bilmediğim bir filmin sahnesiyle yaşıyorum aslında.
Oğlan... “Bana bir kez sarılırsan bir ömür daha yaşarım.” demişti o sahnede...
Sahi, en son ne zaman hatırlanmıştım,
en son ne zaman birinin iyi ki varsın’ı olmuştum...
Bilmiyorum...
Özenle sevmiştim birini aslında...
Hayat yumağıma sarmıştım...
Işıl ışıl olduğuna şahit olduğum günler yaşamıştım.
Her seviyorumun bir dalımı kırdığını fark etmeden...
Şimdi neresinden tutacağımı bilemediğim bir hayat yaşıyorum... Palmiyeler gibi...
Kırık olmasa kanatlarım, belki de uçabilirdim.
Bugün birbirine benzeyen ama acısı bir öncekinden daha çetin günlerdeki biri...
Peki ya bunca yığın duyguların sorusu neydi...?
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.