24
Yorum
40
Beğeni
5,0
Puan
449
Okunma

Sana ucu yanık mektuplar biriktirdim,
Okumayacağını bile bile mürekkep harcadım ömrümden.
Her satırın sonuna koca bir "ah" sığdırdım da,
Yine de senin sessizliğin kadar ağır gelmedi bu yük.
~~
Ben, rüzgârın senin kokunu getirdiği o uzak akşamlarda,
Kapıları pencereleri sıkıca kapattım sırf seni unutmamak için.
Çünkü biliyordum, misafir gelmeyecektin bu ıssız kalbe,
Ama hatıran, hançer gibi canımı yakmaya yetip de artacaktı.
~~
Şimdi bu küller, senin hiç ısınmadığın o büyük yangından kalanlar,
Toprağa düşen her damla, senin yürüdüğün yolları kutsuyor sanki.
Bu şiir, dumanı üstünde tüten en sessiz ve mahzun çağrıdır;
Senin hiç duymadığın o feryadın, kâğıda dökülmüş son halidir.
~~
Adının geçmediği bir lügat yarattım kendime sessizce,
Harflerin boynu bükük, kelimelerim zaten yetim kaldı sende.
Her gece aynı rüyaya uyanıp, aynı boşluğa sarıldım,
Seni sevmek, dipsiz bir kuyuda su aramaktı, biliyordum.
~~
Hangi sokağa sapsam ayak izlerin karşılar sanıyordum,
Oysa sen, bastığın her toprakta beni biraz daha siliyordun.
Ben o papatyanın da bir sevdiği olduğuna inandım her bahar,
Kendimi onun yerine koymaya mecalim kalmadı, bitti bu rüzgâr.
~~
Gözlerine saatlerce bakıp da "seviyorum" diyemezdim ya hani,
Diyemem de artık, çünkü sen beni hiçbir zaman sevmedin.
Şimdi söylüyorum işte, bu satırlar yağmur damlalarıyla ıslandı,
Senin mutlulukla bastığın o toprağın aşkı, işte bu sızıydı.
~~
Kırık dökük bir kimsesizlik bu, içimde lüzumsuzca gezen,
Suretini beyaz güllere sığdıramadığım o eski biçimlerde.
Ayaklarının altına dünyaları sersem ne fayda ederdi ki?
Senin gökyüzünde benim yıldızım hiç parlamadı ki.
~~
Bir ömrü bir kibrit çöpüne sığdırıp yakmak gibiydi bu aşk,
Kendi ateşimde kavrulup, senin gölgende üşümek gibiydi.
Hangi kitabın hangi sayfasında koptuk hatırlamıyorum,
Ama seni unutmak için her gün yeniden hatırlıyorum.
~~
Kaldırımlara anlattım senin bana hiç söylemediğin o sözleri,
Denizlere bıraktım, içimde kopan o sessiz fırtınaları.
Sen bir sahil kasabası kadar huzurlu ve uzaktın bana,
Ben ise fırtınaya tutulmuş bir sandal, muhtaçtım sana.
~~
Zaman her şeyi unutturur dediler, büyük bir yalandı bu,
Zaman sadece acıyı nasırlaştırıyor, yürekte duruyor o sızı.
Gidişinle bıraktığın o koca boşluk dolmuyor hiçbir şeyle,
Eskimiş bir hüzün kalıyor geriye, solmuş bir resimle.
~~
Saçlarına değen rüzgârı bile kıskandığım zamanlar vardı,
Şimdi o rüzgâr sadece benim küllerimi savurmaya yarıyor.
Bu şiir, senin anlayabileceğinden çok daha derin bir yara,
Seni seven birinin
Kendine açtığı o en derin manzar..
~~
Şimdi tüm sözcükleri yorgun bir bavula doldurup gidiyorum,
Ardımda ne bir iz ne de sana dair bir sitem bırakıyorum.
Gönlümdeki o beyaz gülleri kurutup saklıyorum sessizce,
Sana dair ne varsa, kalbimde bir mühür gibi duruyor gizlice.
Cemre yaman
5.0
100% (25)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.