1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
66
Okunma

“Çünkü yaşamak gibi bir şeydi yaptığı
anasız bir tay gibi coşkun ve hüzünlü”
Turgut Uyar
TEMAŞA
Maaşım 32 lira olursa,
Azar azar çoğalırım belki ben de…
Çakıl taşlarını ve sakız rengini düşünüyorum bugünlerde.
Gerçekliğin aynadan yansıması aynı şey değilmiş,
Bu tanıya ulaştım sonunda.
Gerçek olan, kâğıtları kestiğim eşit ölçülerde
Değerini göstermek için elle tutulan şeylerin.
Evrensel bir olgu artık bu,
Söğüt dallarının gençken eğilmesi ise başka bir konu,
Bunu daha sonra uzun uzun konuşuruz.
Sonuç: kader ve coğrafya beraber büyüyen kardeşler.
Umutsuz birinin ağzından çıkan bu söz,
İstisnaların kaideyi bozmadığı ikileminden başka bir şey değil.
Felsefe okumadan uzun uzun tümceler kurmaksa,
Yalın ayak Şar Dağı’nı aşmak kadar yorucu.
Çoğu zaman onu hatırlıyorum…
Mağrurla, vakuru birbirine karıştıran gençliğime sevgilerimle..iyi niyetliydi.
Yine iyi niyetliyim ama o daha bir düşünceliydi.
Empatinin anlamını bilmeden sürekli empati kurardı,
İşte bu, beni umut etmemekten kurtardı.
Devir değişti, dünya değişti…
O zamanlar özgür düşünemiyordum…
Ah, o her şeyi bilenler…
Onlardan biri bir gün “erkek adam duygusal olmaz” deyince
Bırakmıştım seni dinlemeyi.
Kalbim! İyi niyetlerimin menbağı…
Sesini duymayalı ne çok kirlendi dünyam.
Maaşım 32 lira olursa, sende bundan payını alacaksın.
Yeniden seni dinlemenin sevincini duyacağım bende
Daha çok, daha çok konuşacağız senle.
Kâğıtları kesiyorum, renkli; mavi, pembe ya da beyaz…
Dünyanın en kolay işi.
Sonra Kübalı bir kadınla kendi sardığı purolardan birini içiyoruz.
O konuşmak istiyor (gündelik şeylerden sanırım) gözleri hareketli.
Ben susmak istiyorum, sadece bakmak… Yüzünün haritasına.
Terli ellerini, kurumuş dudaklarını hissediyorum içerken.
Nikotin yapışırken ciğerlerime,
Bir insan hayatı karışıyor kanıma.
Asil bir duyguyla mutlu ediyor bu beni.
Aklımdan geçiyor o an:
Bazı geceler silueti belirsiz
İşçi bir kadınla uyumak istediğim…
Utanmıyorum bundan…
Baharda dağlardan inen yağmur suları gibi
Kabarıyor yaşama arzum…
Aslında klâsik müzik severim.
Yıllarca sohbet yoksunu konsomatrislerle oturdum.
Ya dedelerinden bahsettiler ya çocuklarından.
Hep benden daha yorgundular.
Maaşım 32 lira olursa, kendime söz verdim…
Bir şişe şarap içmeliyim son defa,
En suskunlarından biriyle.
Belki bir okul taksiti ödenir, kim bilir.
Her şeyi anlatamıyor insan,
Eşyanın nimet sayıldığı bu dünyada.
Ve her şeyi anlayamıyor bu taşralı kafasıyla.
Finansal terimleri öğrenmek-
vicdansızların işi olsa gerek.
Maaşa endeksli mutluluk, hepten azalmak
Oysa; benim iktisat anlayışımda.
Yanlış öğrenmişimdir elbet çoğu şeyi,
Yaşayarak öğrenmediğimden.
İçim acıyor bir kelime yüzünden:
“Sofistike” kelimesini hiçbir sohbette kullanamadım.
Olmadı karmaşık sohbetleri seven dostlarım.
Çoğunluktanım çoğunlukla,
Hissettikçe bunu çoğalıyorum.
Mutlu oluyorum tüm kenar mahalle sakinleri gibi…
Maaşım 32 lira olmayacak, biliyorum.
Ya olursa, ne yaparım inanın bilmiyorum.
“Siz olsanız” diye sorsam?
Ki zaten sizsiniz.
Çoğumuz aynı gemideyiz,
Bilerek ya da bilmeyerek,
İsteyerek ya da…
Ne bileyim, Portifino’da veya Panama’da romantik bir tatil ya da Doğu Ekspresi’yle dünyanın sessizliğine doğru bir yolculuk hayali kurmadınız mı hiç?
🍁
Rafet Korkmaz