4
Yorum
34
Beğeni
4,8
Puan
124
Okunma
ELVEDA
Bazen, dünya küçülür, küçülür, küçülür de
İçine sığamaz ya, insan
Orduları, buzguna uğrayan bir kral misali
Şecaati, şeamete tebdil etmiş
Kendi tahtına karşı diz çöken biriyim artık
Bıçak sırtı, durduğum yer
Ölümle yaşam arasındaki o ince çizgideyim
Ne yana dönsem uçurum
Ne yana baksam loş, görüş alanım bulanık
Bilir misin?
Ranzasında düşen bir mahkûmun madara oluşunu
Bilir misin?
Mahalle külhanbeyinin düşen ökçesinden
duyduğu utancı
Bilir misin?
Bir başkasına sırılsıklam âşık bir genç kızın
Maşuğunu kıskandırmak için
Seviyor gibi görünerek başka bir gençte
yol açtığı tahribatı
Anla beni, basit nesnelerin kavi öznesi
Büyük yıkımların küçük mimarı
Sen!
ranzasından düşen mahkûm gibi küçük uçurum
Ama büyük madaramsın
Ve sen
Düşen ökçe gibi basit lakin büyük utancımsın
Ve yine sen
Kandırılmış sevdam, yıkıcı tahribatımsın
Ranzadan düşmek
Bir mahkûmun küçük dünyasında büyük bir inkilaptır
Düşen bir ökçe
Yürümeye ket vurur, ayakkabıyı elde taşıtır
Ve bir genç kız
Maşuğuna kuma gider, dünyayı ateşe verir,
Öyle bir şey
Çivi, nal, at, ordu hikâyesi değildir elbette, bizimkisi
Hakikatin yıkanmış yüzü
Çopur bir çehrenin, şahin kadar keskin bakışlı gözüdür
Yaşanmışlığımız
Simsiyah, iri camlı gözlüğüm, kirli sakalımla
Tozduğuma bakma
Koca Habbeli tespihimin şakırtıları emiyor sıkıntılarımı
Siyah, uzun paltom
Beni, heybetli göstererek, gizliyor yufka yüreğimi
Ellerim arkamda
Kasketimi, kaşlarıma indirip saklıyorum
Merhamet dolu yüreğimi
Ara, ara güldüğüm
Çölün, küçücük, sulak bir alanında açan birkaç papatya, bir kaç nergis
Ama gidiyorum
Senden değil, kendimden kurtulmak için
Mevcut zamanı dondurarak
Biliyorum, insan; hangi diyara, nereye giderse gitsin
Çaresizce
Nefes gibi yanında kafasını da taşır ya hani
İçindekileriyle beraber
Gitmekle, kendimi kandırabilir miyim, orası meçhul
Yine de gidiyorum
Sana, içi cüzzamlı; dışı, sahtenin en güzeliyle kaplanmış bir yüz bırakarak
Elveda
5.0
94% (17)
2.0
6% (1)