20
Yorum
42
Beğeni
5,0
Puan
439
Okunma
UZLETTEKİ SAKİT
Ben gariban pejmürde, Allah’ın garip kulu
Nüveden sâdır olup sadır oldum bir canda
Bir can ki acz içinde, bir sine ki burkulu
Ne can ruha destektir ne ruh cana payanda
Bir damla suya mahkûm, bir avuç un-a
muhtaç
Fakr içinde ve zelil, bir nefese gedayım
Dopdolu bir midenin rağmına ruhum hep aç
En güzele vurgunum, ah! canana fedayım
Uykularım kaçıyor, sersefil; perişanım
Dehşet içinde dehşet, döşek yorgan arası
Yatmaya korkuyorum, yiğit olsada şanım
Bitmez korkularımın alınmıyor darası
Ebediyyet sevdamla zamansızlık hevesim
Devasız bir illet ki ne tabip nede bir em
Feryadım kâr etmiyor, kimseye varmaz sesim
Sahramda vaha bulmak, benim bütün meselem
Üveysi yaşamak mı? bu çöllerin kuralı!
Yunusça yürümek mı? bir asayla, bitevi!
Kesişen bu yolların kavşağında duralı
Yakıyor yüreğimi âşıkların alevi
Bir âşık eriyorsa aldığı her nefeste
Aç kalmışsa üç öğün, hüzünlüyse beş vakit
Çilesini seviyor, mutlu ise kafeste
Sonsuzluğa açılan kapıyı açmış sakit
Mücerret sancıların pençesinde bir hoşum
Bendeki bu serzeniş, nidasıdır; alemin
Zerrede kâinatı fehmedip okumuşum
Diz çökmüşüm ey Nebi. Rahmetenlilalemin!
Tdks
Sâdır: çıkan, görünen
Sadır: göğüs, sine
Fakr: yoksulluk
Geda: dilenci, yoksul
Sakit: susmuş, sessiz
Uzlet: toplum yaşayışından kaçıp tek başına yaşama
5.0
100% (29)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.